Derin Bilgili Ansiklopedi

Cahit Zarifoğlu

0

Abdurrahman Cahit Zarifoğlu duygu ve düşüncelerini İslamcı görüş temelinde, kendine özgü imgelerle yansıtan ve Türk Edebiyatının “ZARİF ABİSİ” olarak anılan şair ve yazar (d. 1940, Ankara ö. 7 Haziran 1987, Ankara).

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1972). Çeşitli kurum ve kuruluşlarda muhasebeci, çevirmen, düzeltmen, teknik sekreter ve öğretmen olarak çalıştı. İlk şiir ve öykülerini lise öğrencisiyken Kahramanmaraş’ta yerel gazetelerde yayımladı. Daha sonra İstanbul ve Ankara’da çıkan dergilerdeki şiirleriyle tanındı. Kahramanmaraş’ta ayrıca Açı adında bir sanat dergisi yayımladı. 1976’dan sonra Ankara’da çıkan Mavera ve Edebiyat dergilerinin sürekli yazarları arasında yer aldı.

İlk şiirlerinde İkinci Yeni akımının etkileri görülen Zarifoğlu, özellikle “madde ve ruh çatışması” ile “Batı diktasına karşı Doğu protestosu” gibi temaları kapsamlı biçimde işledi. İşaret Çocukları (1967) adlı ilk şiir kitabının ardından, ikinci şiir kitabı Yedi Güzel Adam’da (1973) dinsel inançları ve günlük yaşamı çerçevesinde ele aldığı Anadolu insanının acılarını, umutlarını, sevgilerini yansıttı. Üçüncü ve son şiir kitabı Menziller’de (1977) ise İslamcı düşüncedeki insan sevgisi ile toplumsal mutluluk anlayışını işledi. Mistik bir dünya görüşü temelinde yazdığı son dönem şiirlerinde ana tema olarak toplumsal adaleti ve mutluluk özlemini ele aldı. Şiirini yer yer gerçeküstücü öğeler ve eski şiir kalıplarıyla zenginleştirdi. İns (1974) adlı bir öykü kitabı ile Savaş Ritmleri (1985) adlı bir roman yayımladı, günlüklerini Yaşamak (1980) adlı kitapta topladı. Ayrıca Ağaçkakanlar (1983), Serçekuş (1983) ve Katıraslan (1983) adlı çocuk romanları yayımladı Yürek Dede ile Padişah (1984) adlı çocuk romanıyla 1985’te çocuk edebiyatı dalında Yazarlar Birliği Ödülü’nü aldı. Gülücük (1991) adlı öykü kitabı ölümünden sonra yayımlandı.

Divan Edebiyatının ilk kadın şairi

 

ZARİFOĞLU’NUN KENDİ KALEMİNDEN YAŞAM HİKAYESİ…

“1940’ta Ankara’da doğdum. Rahmetli babam hakimdi. Bu vesile ile çocukluğum Güneydoğu’da geçti. İlkokula Siverek’te başladım. Maraş ve Ankara’da bitirdim. Ortaokula ise Kızılcahamam’da başladım,liseyi Maraş’ta tamamladım. Aslen Maraşlıyım. Ceddimiz 300 yıl kadar önce Kafkasya’dan Maraş’a gelip yerleşmişler.”

“Bunlar üç kardeşmiş ve içlerinden birinin adı Zarif’miş. İşte bizim aile bu Kafkasyalı Zarif’ten geliyor. Daha çok bu sebeple olacak Kafkasya’yı çok seviyorum. Edebiyata lise yıllarında şiir ve kompozisyonlar yazarak başladım. Usta hikayeci Rasim Özdenören, Şair Erdem Beyazıt, Sair Alaaddin Özdenören ile aynı sıralarda okuduk.”

“Liseden sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman dili ve edebiyatını bitirdim. Öğrenciliğim sırasında çalışmak zorundaydım. Muhtelif gazetelerde sayfa sekreteri olarak çalıştım. Bu yüzden tahsilim biraz ağır aksak ilerledi. Bütün bunlar zarfında vazgeçmediğim,değişmeyen,istikrarlı bir yönüm vardı,o da şairliğim ve yazarlığımdı.”

“Bir yerde çok titiz bir insanım,bir bakıma da hiç titiz değilim. Görünüşte bir düzensizlik içindeyim,ama her şey zihnimde benim de şaştığm bir disiplin ve düzen içindedir. Şu masanın halini görüyorsun. Çekmecelerde öyle ama söyleyin bir şey onu gözüm kapalı çıkarayım. Hayatım da öyle bir telaş içinde parçalanmış gibiyim. Ama saati saatine proğramlanmışımdır. Şiiri de ne zaman yazacağımı bilmiyorum. Memur gibi. Durum öyle gerektiriyor.”

“Sezai Karakoç ağabeyin yayınladığı Diriliş Dergisi’nde şiirlerim yayınlandı. Ağabeyin sohbetlerinden ve yazdıklarından çok şeyler öğrendik. Her anlamda bizim hocamızdı. Yetişmemizde çok büyük faydası oldu. Sonra Nuri Pakdil ve arkadaşlarının yayınladığı edebiyat dergisinde yazdım. 1976’dan itibaren ise ben, Erdem Beyazıt, Rasim Özdenören, Akif İnan ve Nazif Gürdoğan’nın  kurucuları  olduğu Mavera dergisinde şiirlerim, bir-iki hikayem, senaryo çalışmalarım, günlüklerim ve ‘okuyucularla’ ismini verdiğimiz sohbetlerim yayınlandı.bir kaç yıldan beri ise roman çalışıyorum. Bunlardan ilki savaş ritimleri 1985’te yayınlandı. Ayrıca çocuk edebiyatı dalında kitaplar yazdım.”

CAHİT ZARİFOĞLU ŞİİRLERİNDEN DİZELER

“çıktığım her yerin kapısını sert kapatmamla tanınırken, senin kapın çarpmasın diye arasına elimi koydum”

Der misin ki bir gün;
“İnşallah çok bekletmedim seni…”

Ben
Çizilmiş bir yaşama atanmışım gibi…

Hiç akla gelmedi
Beraber kırlara hüznü atmaya yarayan bir annenin
dallara takılıp ağrıyan yaralarıyla yattığı.
Ve gördük ki;
mekan değildir,
zamandır önemli olan.
Ve lakin o da değildir,
eylemdir önemli olan.

“Sevgisizliğin dayatıldığı coğrafyalarda aşk şiiri yazmak bile başlı başına baş kaldırmaktır..”

İnsanların görünüşlerine bakarak onlarda üstünlük bulmaya çalışanlar hep kaybetti.

Bilmediğim ve ne yapacağı belli olmayan bir duyguyla hırpalanıyorum boyuna.

Küçük,basit şeyler yetiyor kederlenmeye. Ya mutluluğa?

Ah şu yalnızlık kemik gibi ne yana dönsen batar.

Halk aşksızsa, sokaklar banka dükkanlarıyla doludur.

Koşullar ağırdı ve ben seni o zaman da seviyordum.

Her şeye benzeyebilirken o, hiçbir şey benzemezken ona…

İşte böyle böyle büyüyorum. Bir gündüz geliyor bir gece.

Neden diye sormayın hemen. Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz.

Ne der Mevlana,
“Daha diyeceklerimiz vardır ama aklın sürçeceğinden korkarım.”

“Çekip ağlasam mı odaya
Acaba
Acaba mıyım yoksa ben”

Günde mi gecede misin
Geçmişte
Şimdide
Yoksa gelecek bir düşte misin?

Leave a comment
tr Turkish
X