David Ricardo

David Ricardo, İngiliz iktisatçı. Klasik iktisatçıların en etkili ve önemli isimlerinden (d. 18/19 Nisan 1772, Londra 6. 11 Eylül 1823, Gatcombe Parkı, Gloucestershire, İngiltere).

öğretisine dayalı görüşlerini en belirgin biçimde, işçiye ödenen ücretin onun asgari geçimini sağlayacak düzeyde kalacağını öngören Ücretlerin Tunç Yasasıyla ortaya koymuştur.

Londra Menkul Kıymetler Borsası’nda etkinlik gösteren zengin bir Felemenk Yahudisinin üçüncü oğluydu. On dört yaşında babasının yanında çalışmaya başladı. Ama 21 yaşındayken din yüzünden babasından koptu. Uniteryanizmi benimsedi ve Ouaker tarikatından bir kızla evlendi. Borsada kendi başına simsarlığı sürdürerek yetenekleri ve kişiliği sayesinde güvenilir bir bankanın desteğini sağladı. Birkaç yıl içinde büyük kazançlar elde ettikten sonra ilgi duyduğu matematik, kimya, jeoloji ve edebiyat alanlarındaki araştırmalara yöneldi.

Ekonomik sorunlarla ilgilenmeye 1799’da Adam Smith’in An Inguiry into the Nature and Causes of the Wealih of Nations (1776; Ulusların Zenginliği, 1985) adlı yapıtını okuduktan sonra başladı. On yıl boyunca, iktisat çalışmalarına ağırlık verdi. Morning Chronicle’da yayımlanan mektuplarını topladığı The High Price of Bullion, a Proof of ihe Depreciation of Bank Notes (1810; Banknotların Değer Yitirmesinin Bir Kanıtı Olarak Külçe Altının Yüksek Fiyatı) adlı ilk yapıtında İngiltere Merkez Bankası’nın izlediği politikaya ilişkin görüşlerini ortaya koydu. O sırada hükümet, Fransa ile yürütülen savaşlar nedeniyle Merkez Bankasının banknot karşılığında altın ödemesini yasaklamıştı. Nakit ödeme zorunluluğundan kurtulan Merkez Bankası ile öbür bankalar banknot basımını hızlandırmış, verdikleri kredi miktarını da artırmıştı.

Academie Française’e seçilen ilk kadın üye

 

Merkez Bankası yöneticileri, fiyat artışları ve sterlinin değer kaybetmesi ile banka kredilerinin artması arasında bir ilişkinin bulunmadığını ileri sürüyorlardı. Ricardo, başka bazı iktisatçılarla birlikte bu görüşü eleştirerek banknot miktarı ile fiyat düzeyi arasında yakın bir ilişkinin bulunduğunu, fiyat düzeyinin ise döviz kurlarını ve ülkeye giren ya da ülkeden çıkan altın miktarını etkilediğini belirtti. Merkez Bankası’nın genel koşullara uygun bir politika izleyerek ekonomideki para ve kredi hacmini denetlemesini savundu. Bu tartışma Merkez Bahkası’nın sorumluluklarıyla ilgili anlayışın gelişmesinde önemli rol oynadı. ’nın atadığı Külçe Altın Komitesi de Ricardo’nun görüşleri doğrultusunda Banka Kısıtlama Yasası’nın kaldırılmasını önerdi. Ricardo gene bu dönemde sonradan siyaset ve yayın konularında danışmanlığını yapacak olan filozof ve iktisatçı James Mill, filozof Jeremy Bentham ve nüfusun hep gıda maddelerinden daha hızlı artacağı yolundaki kuramıyla tanınan Thomas Malthus’la dostluk kurdu. 1814’te iş yaşamından çekilerek geniş topraklar satın aldığı Gloucestershire’daki malikânesine yerleşti.

Buğday fiyatlarının düşmesi üzerine Parlamento 1815’te, tahıl ithalatını ve ihracatını düzenleyen Tahıl Yasalarını çıkardı ve ithal buğdaydan alınan gümrük vergisini artırdı. Büyük tepki doğuran bu yasa yoğun tartışmalara yol açtı. Ricardo Essay on the Influence of a Low Price of Corn on the Profits of Stock (1815; Düşük Buğday Fiyatının Sermaye Kârlarına Etkisi Üzerine Deneme) adlı çalışmasını yayımlayarak tahıl ithalatından alınan gümrük vergisinin yükseltilmesinin, tarım kesimindeki rantları yükseltirken sanayicilerin kârlarını düşüreceğini savundu.

Ricardo, Principles of Political Economy and Taxation (1817; Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri) adlı yapıtında toplumsal ürünün üç temel sınıf, yani toprak sahipleri, işçiler ve sermaye sahipleri arasındaki bölüşümünü belirleyen yasaları çözümlemeye çalıştı. Bulgularını daha geniş bir alana uygulayarak çeşitli iktisadi ilkeler geliştirdi. Malların göreli değerlerinin onların üretimi için gerekli emek miktarınca belirlendiğini öne sürdü. Kârların ücretlerle ters orantılı olarak, ücretlerin ise geçim için gerekli malların fiyatları ile aynı yönde değiştiğini belirtti. Nüfusun ve tarımsal üretimdeki marjinal maliyetin artmasının rantın yükselmesine neden olduğunu öne sürdü. Hızlı nüfus artışının ücretlerin asgari geçim düzeyinde kalmasına ve daha verimsiz toprakların tarımsal üretime açılmasına yol açarak karları azaltacağını, bunun da sermaye oluşumunu engelleyeceğini belirtti. Dış ticaretin malların mutlak üretim maliyetlerine değil, göreli maliyetlerle karşılaştırmalı üstünlükleri yansıtan fiyat yapılarına dayandırılmasını savundu. Parasal sorunları, özellikle de vergi konusunu ele aldı. 1819’da Portarlington temsilcisi olarak girdiği Avam Kamarası’nda ekonomik konularda saygın bir konum kazandı ve serbest ticaret politikasının etkili bir savunucusu oldu. Sağlığının bozulması üzerine 1823’te parlamentodan ayrıldı.

No Responses

  1. uzman06 Ekim 17, 2019

Sen de birkaç kelam et...

4 × 4 =

Select Language