Eero Saarinen

Eero Saarinen, Fin-Amerikalı mimar ve endüstriyel tasarımcı. Saarinen özellikle neofuturistik tasarımları ile bilinmekteydi. Ünlü tasarımları arasında Gateway Arch, Washington , TWA Flight Center ile lale sandalye bulunmaktadır (d. 20 Ağustos 1910, Kirkkonummi, Finlandiya ö. 1 Eylül 1961, Ann Arbor, Michigan, ABD).

Amerikan mimarlığında 1950’lerde ortaya çıkan araştırma ve denemeye yönelik akımın öncülerindendir. Ünlü mimar Eliel Saarinen ile heykelci Loja Gesellius’un oğluydu. Ailesiyle birlikte 1923’te ABD’ye göç etti. Michigan’da parasız devlet okullarında okuduktan sonra, 1929’da Paris’teki Grande Chaumigre Akademisi’nde heykel öğrenimi gördü. 1931-34 arasında, modem kuramların henüz ders programlarına girmemiş olduğu bir dönemde Yale Üniversitesi’nde mimarlık okudu. 1934 35’te Avrupa’yı dolaştı. Bir yıl Helsinki’de kalarak mimar ’un yanında çalıştı.

ABD’deki ilk mesleki etkinliği 1936’da Flint’te, Flint Araştırma ve Planlama Enstitüsü ile yürüttüğü yerleşme ve kent planlaması araştırması oldu. 1938’de babasının Bloomfield Hills’deki bürosuna katıldı. Ertesi yıl Smithsonian İnstitution Sanat Galerisi’nin Washington, D.C.’de yapılacak bir yaya bölgesi için açtığı proje yarışmasında babasıyla birlikte hazırladıkları öneri birincilik ödülünü kazandı (ama bu proje gerçekleştirilmedi).

ABD tarihinde gelmiş geçmiş en kadın bayan sporcu

 

Saarinen 1940’ta babası ile Illinois’daki Winnetka’da ’nu tasarladı. Parçalardan oluşan tek katlı planı ve Eero Saarinen kendi tasarladığı koltukta; Arnold Newman’ın bir fotoğrafı, 1948 Arnold Newman ilkokul çocukları için çok uygun ölçeğiyle, bu yapı daha sonraki okul tasarımları üzerinde etkili oldu.

Saarinen’in babasının ölümünden sonra yaptığı yapılar, daha zengin mimari özellikler ve görsel etkiler ortaya koyan, heykelsi tasarımlardı. Bu coşku dolu yapılar, Uluslararası Uslup’un tekdüzeliğinden ve katılığından usanmış birçok eleştirmen tarafından övgüyle karşılandı. Bunların ilki Michigan’ da Warren’daki General Motors Teknik Merkezi’ydi (1948-56). Saarinen, her biri başka bir araştırma bölümüne ayrılmış olan beş ana yapı grubunu, yansıtma işlevi gören 9 hektarlık bir göletin çevresinde düzenlemiş, 130 hektarlık bu alanı, ağaçlandırılmış yeşil şeritlerle sınırlamıştı. Perde duvar konusunda burada geliştirdiği teknik çözüm (alüminyum çerçevelere oturtulmuş metal pano ve camlar) daha sonra pek çok yapıda tekrarlandı.

Saarinen 1953’te, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün (MIT) ’yla şapelini tasarlamaya başladı. Oditoryumun örtüsü, bir kürenin sekizde birinden oluşan ve üç mesnede oturan bir kabuktu. Küçük şapel yapısı ise tepeden ışık alan, kırmızı tuğladan yalın bir silindir biçimindeydi. Her iki yapı da 1955’te tamamlandı.

Gateway Arch

Saarinen Londra’daki ABD Büyükelçiliği (1955-60) ve Chicago Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1956-60) gibi yapılarında dikdörtgen biçimleri kullanmayı sürdürdüyse de, özgür heykelsi tasarımlarıyla daha büyük ilgi topladı. Bu tür çalışmalarına örnek iki yapısına 1956’da başladı. Bunlar Yale Üniversitesi (1958, New Haven, Connecticut) ve John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı’ndaki (TWA) Terminali’ydi. (1956-62, New York kenti). Saarinen, Yale’deki hokey salonunda tipik spor salonu biçimlendirmesinin dışına çıkarak özgün ve sevimli bir yapı yarattı. Uzun eksen üstünde yer alan eğrisel bir betonarme omurgayla, elips biçimindeki alanın dış çizgisindeki dayanak noktaları arasında çelik kablolar gererek asma bir örtü sistemi oluşturdu. TWA Terminali’nin tasarımında da iç ve dış mekânda heykelsi etkiler arayışını sürdürdü. Yapının belkemiğini, birbirini çaprazlama keserek büyük bir “X” oluşturan, kavisli iki kiriş oluşturuyordu. Bunlar aralarındaki boşlukları örten betonarmeden dört büyük kabuğu taşıyordu. Bu kabuklardan kanadı anımsatan iki tanesi çarpıcı bir biçimde dışa doğru uzanıyordu. İç mekânda ise heykelsi taşıyıcılar ve eğrisel merdivenler çok canlı bir hareketlilik duygusu yaratıyordu. Bu özgün ve çarpıcı yapıyla Saarinen bir “uçma” simgesi ortaya koymuştu. Bundan sonra Virginia” daki Chantilly’de yaptığı Dulles Uluslararası Havalimanı’nda (1958-62) yapının çatısını iki yandaki eğri taşıyıcılara asmıştı.

TWA Terminali

 

Saarinen özellikle eğitim ve sanayi yapılarıyla ilgilendi. Yaptığı tek gökdelen New York kentindeki CBS Yönetim Binası (1960-64) oldu. Missouri’deki St. Louis kentinde yapılan Ulusal Jefferson Anıtı ölümünden sonra, 1964’te tamamlandı. Hem yüksekliği, hem açıklığı 190 m’yi bulan paslanmaz çelikten bir kemer biçimindeki bu anıt da, Saarinen’in bütün yapıtları gibi, özel bir mekân duygusu yaratıyordu.

Döneminin birçok mimarı gibi Saarinen de mobilya tasarımına ilgi duydu. 1941’de mimar Charles Fames ile birlikte yarattıkları kalıplanmış kontrplak bir sandalye, ’nda birincilik ödülünü kazandı. Saarinen 1948’de de cam elyafından bir iskelet üstüne kapladığı kauçuk köpüğü ve kumaşla, ana rahmini anımsatan bir koltuk tasarladı.

Saarinen, ortaklarına tamamlanması gereken sayısız proje bırakarak öldü. Her zaman mimarlığın içinde olmuş, başka hiçbir şeyle uğraşmamıştı. Hiçbir kitap yazmadığı gibi, kendi yapıları ve mimarlık felsefesi üzerine de çok seyrek konuşurdu. Ama modern mimarlığın kendinden önceki dönemine özgü dikdörtgen prizma biçimli yapılar uygulamasının dışına çıkan, tasarımda yeni buluşlar ve deneylere yönelen bir eğilimin başlatıcısı oldu.

 

Lale sandalye

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language