I. Mahmud

, Arapça şiirlerindeki mahlasıyla Sebkati, 24. ve 103. İslam halifesidir. 1696’da Edirne Sarayı’nda dünyaya geldi. ’nın oğlu ve III. Ahmet’in yeğenidir. ’ndan sonra düzeni yeniden sağlamış, Avusturya ve Rusya’ya Karşı başarılı savaşlar yürütmüştür (d. 2 Ağustos 1696, İstanbul 6. 13 Aralık 1754, İstanbul).

II.Mustafa’nın büyük oğludur. Edirne Olayı olarak bilinen ayaklanma sonunda babasıyla birlikte (Edirne’de hapsedildi 1703). Babasının ölümü üzerine amcası III. Ahmed tarafından İstanbul’a getirtildi ve sarayda kapalı bir yaşam sürdü. Patrona Ayaklanması’yla çekilmek zorunda kalan III. Ahmed’in yerine tahta çıktı (12 Ekim 1730). Saltanatının ilk günlerinde, önemli devlet görevlerine kendi adamlarını yerleştirmiş olan Patrona Halil ve yandaşlarını öldürttü. 1731’de yeniçeri ve cebeci ayaklanmalarını bastırdıktan sonra, sürmekte olan İran savaşına yöneldi. Osmanlı ordusu Kirmanşah, Hemedan, Urmiye ve Tebriz’i ele geçirdi. Ocak 1732’de yapılan ’yla Aras Irmağı sınır olmak üzere Osmanlıların savaşla aldıkları yerler İran’a geri verilirken, Revan (Erivan), Gence (Azerbaycan), Tiflis, Şirvan ve yi Osmanlı egemenliğinde kaldı. Ama I. Mahmud Tebriz’in İran’a bırakılmasını uygun bulmayarak Ekim 1732’de yeniden savaş açtı. Bu sırada İran’da yönetimi ele geçiren , 1733’te Erbihi alarak Kerkük’e yürüdü, Bağdat’ı kuşattı. Bağdat’ta İranlıları geri püskürten Osmanlı ordusu 1735’te Arapçay’da yenildi. Gence, Tiflis ve Revan İran’ın eline geçti. Bu sırada Osmanlı-Rus ilişkilerinin gerginleşmesi üzerine I. Mahmud, ’ın barış önerisini kabul etti ve İran’la barış görüşmeleri sürerken, Azak Kalesi’ni kuşatan Rusya’ya savaş açtı (Mayıs 1736). Ruslar Azak Kalesi’ni ele geçirerek Gözleve (Yevpatoriya) ve Kılburun ile Kırım açısından stratejik önemi olan Urkapı’yı (Erasni Perekop) işgal ettiler. Eylül 1736’da İran’la İstanbul Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmayla Rus-İran ittifakının sona ermesi koşulu getiriliyor ve 1639’daki ’yla saptanmış olan Osmanlı-İran sınırı yeniden onaylanıyordu.

Avusturya 1737’de Rusya’nın müttefiki olarak Osmanlılara karşı girdiği savaşta Niş, Banyaluka (Banja Luka), İzvornik (Zvornik) ve Bükreş’i aldı. Özi Kalesi de Rusların eline geçti. I. Mahmud yönetim kadrosunda değişiklikler yaparak yetenekli devlet adamları ve komutanlarla kısa sürede iki cephede de önemli askeri başarılar elde etti. Sadrazam ile Bosna gönüllülerinden oluşan kuvvetlerin başında bulunan Hekimoğlu Ali Paşa, Avusturyalıların ele geçirdiği yerleri geri aldılar. Rus donanması Kırım kıyılarında bozguna uğratılarak yakıldı. Bir yandan da Prusya, Polonya ve İsveç’le başlatılan ticari ilişkiler, siyasal dengeyi Osmanlılar lehine değiştirdi. Belgrad önlerinde yenilgiye uğrayan Avusturya barış istemek zorunda kaldı. Avusturya’nın savaştan çekilmesi üzerine Rusya da barış görüşmelerine katıldı. Belgrad Antlaşması’yla Avusturya, Belgrad’ın da içinde bulunduğu Kuzey Sırbistanı ve Romanya’nın güneyindeki Küçük Eflâk’ı Osmanlılara bırakırken, Rusya Azak Kalesi’ni askerden arındırmayı ve Karadeniz’le Azak Denizinde savaş gemisi bulundurmamayı kabul etti. Ocak 1740’ta İsveçle bir ittifak antlaşması yapan I. Mahmud, Belgrad Antlaşması’na arabuluculuk eden Fransa’ya kapsamlı ticari ayrıcalıklar tanıdı.

I. Mahmud Avrupa devletleriyle barış ortamı sağladıktan sonra, yeniden İran sorununa ağırlık verdi. Caferiliğin beşinci mezhep olarak kabul edilmesi için Israr eden ve Osmanlı egemenliğindeki kentlere saldıran Nadir Şah’la yeniden savaşa girdi. Nadir Şah, Ekim 1744’te Osmanlı kuvvetleri karşısında geri çekilmek zorunda kaldı. Tarafların kesin sonuç alamadığı bu savaş Eylül 1746’da, Kasr-ı Şirin ve İstanbul antlaşmalarını temel alan bir antlaşmanın imzalanmasıyla son buldu. Bundan sonra Hicaz ve Necd’deki Vehhabi ayaklanmaları ve Anadolu’daki eşkıyalık hareketleriyle uğraşan I. Mahmud, bir cuma selamlığı sırasında öldü.

I. Mahmud, ayaklanmalarından çekindiği için Yeniçeri ve Kapıkulu ocaklarına dokunmamakla birlikte, askeri alanda önemli yenilikler yaptı. Humbaracı Ahmed Paşa’yı Humbaracı Ocağı’nı yeniden düzenlemekle görevlendirdi. Lale Devri’nde başlayan bayındırlık ve yenilik hareketlerini sürdürdü. Ayasofya’daki başta olmak üzere çeşitli yerlerde kitaplıklar kurdurdu. Patrona Ayaklanması nedeniyle bir süre kapalı kalan matbaayı yeniden açtırdı. Şiir ve müzikle de ilgilenerek Sebkati mahlasıyla Arapça şiirler yazdı ve besteler yaptı, şairlerle müzikçileri korudu.

 

I. Mahmud Uşşak Peşrevi

 

No Responses

  1. A.Arif Efler 20 Ekim 2019

Sen de birkaç kelam et...

Select Language