Mahmud bin Mehmet Şirvani

Mahmud bin Mehmed Şirvani, hekim ve bilgin. Şirvanlı olduğu bilinmekle birlikte, yaşamı konusunda ayrıntılı bilgi yoktur(ü. 15. yy). Önce Menteşeoğullarının, sonra Osmanlıların hizmetinde bulundu. Avcıığa ilişkin Bazname adlı yapıtı, Menteşeoğlu Mahmud Bey adına Farsçadan Türkçeye çevirdi. Çeşitli insan hastalıkları ve bunların ilaçla tedavileri üzerine bilgiler veren adlı yapıtını 1437’de yazdı. Öbür yapıtları arasında, Osmanlı padişahı II. Murad adına yazdığı ve taşlar üzerine bilgiler içeren Tuhfe-i Muradi fi Esnafi’i Cevahir ve 14 bölümlük bir tıp kitabı olan Muhtasar Tıb sayılabilir.


Muhammed b. Mahmûd Şirvânî’nin Ravżatü’l-ʿıṭr adlı eserinin ilk iki sayfası

TDV İslam Ansiklopedisi;

II. Murad devri hekimlerindendir. Nisbesinden Şirvan’da doğduğu veya oradan gelerek Anadolu’ya yerleşmiş bir aileye mensup olduğu anlaşılmaktadır. Hayatı hakkında ancak kendi eserlerinden bazı ayrıntılar öğrenilmektedir. Cevhernâme adlı kitabında dünyevî ve uhrevî ilimleri tahsil ettikten sonra Anadolu’da tıp ilmiyle uğraştığını yazar. Tuhfe-i Murâdî’nin mukaddimesinde II. Murad’ın hizmetkârı olduğunu söyler ve ona övgülerde bulunur; ardından Çelebi Sultan Mehmed’in kendisi üzerindeki haklarından bahseder. Tuhfe-i Murâdî’yi Bursa’da kaleme almasından hayatının son dönemini orada geçirdiği anlaşılmaktadır. Son kitabı Mürşid’in yazılış tarihine (841/1438) ve devrinin hemen bütün önemli kişilerine bir eserini ithaf ettiği halde Fâtih Sultan Mehmed’e bir sunum yapmamasına bakarak onun 1438-1451 yılları arasında öldüğü söylenebilir. İlk dönem Osmanlı tıbbında en çok eser veren müellif konumundaki Şirvânî’nin çeşitli kütüphanelerde biri dinî, on biri tıp, eczacılık, kıymetli taşlar, ölçü tartı aletleri ve yemek sanatı konularında kaleme alınmış telif ve tercüme eserleri mevcuttur. Bunlardan dördü Arapça, diğerleri Türkçe’dir.

Eserleri. 1. İlyâsiyye. Şirvânî’nin Menteşeoğulları’ndan İlyas Bey (ö. 824/1421) adına Arapça yazdığı ve ardından onun isteğiyle Türkçe’ye çevirdiği tıbba dair bir eserdir. Keşfü’ẓ-ẓunûn’un Bulak neşrinden (I, 115) bir mukaddime ile on bab üzere tertip edilmiş olduğu öğrenilen kitabın bugüne kadar herhangi bir nüshasına rastlanmamıştır. 2. Cevhernâme. Tîfâşî’nin (ö. 651/1253) Ezḥârü’l-efkâr fî cevâhiri’l-aḥcâr adlı eserinin yeni bilgiler ilâvesiyle yapılmış tercümesidir. Timurtaş Umur Bey’in isteği üzerine hazırlanmış ve 831 (1427) yılında kendisine takdim edilmiştir (Leipzig Senato Ktp., nr. K. 231, vr. 1b-55b; Viyana Kraliyet Ktp., nr. 1448). 3. Tuhfe-i Murâdî. Şirvânî’nin 833’te (1430) Bursa’da II. Murad’a sunduğu, değerli taşlar, kuvvet verici ilâçlar ve ıtriyata dair bir çalışma olup Cevhernâme’nin sade bir Türkçe’yle genişletilmiş şeklidir. Mustafa Argunşah tarafından doktora tezi olarak hazırlanan eser daha sonra yayımlanmıştır (Ankara 1999). 4. Kitâbü’t-Tabîh Tercümesi. Muhammed b. Hasan b. Muhammed b. Kerîm el-Kâtib el-Bağdâdî’nin 623 (1226) yılında yazdığı yemek tariflerine ait eserin bazı eklerle yapılmış Türkçe tercümesi olup 237 çeşit yemek tarifi içermektedir (Millet Ktp., Ali Emîrî Efendi, Müteferrik, nr. 143, vr. 1a-137b). 5. Sultâniyye. Çelebi Sultan Mehmed adına kaleme alınmış, koruyucu hekimliğe dair on dört bab ve çeşitli fasıllardan meydana gelen Türkçe bir eserdir. Ayrıca yeme içme, giyim kuşam gibi dönemin sosyal hayatına ışık tutan konulara yer vermesi açısından değerlidir (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2071/1). Eser üzerine Ferhat Kurban yüksek lisans çalışması yapmıştır (1990, MÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü). 6. Kitâb-ı Güzîde-i İlm-i Tıb (The British Library, Oriental and India Office Collections, nr. 15049). Bu eserin varlığı Zafer Önler’in bir makalesinden öğrenilmektedir (bk. bibl.). 7. Mürşid. Osmanlı döneminde göz hastalıklarına ait Türkçe yazılmış en kapsamlı eserdir. Üç ana bölümden meydana gelir; birinci bölüm gözün anatomisine, ikinci bölüm göz hastalıklarına, üçüncü bölüm göz hastalıklarında kullanılan ilâçlara ayrılmıştır (TSMK, Koğuşlar, nr. 1060; Manisa İl Halk Ktp., nr. 1840). Eser üzerine Necdet Okumuş doktora tezi hazırlamıştır (bk. bibl.). 8. Yaʿḳūbiyye. Germiyanoğlu II. Yâkub Bey’e sunulan, bir mukaddime ile otuz fasıldan oluşan koruyucu hekimliğe dair Arapça bir eserdir (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2118, vr. 1b-95b). 9. Ravżatü’l-ʿıṭr. Eczacılık ve ıtriyat konusunda Arapça kaleme alınmış, kırk dört bölümlü sistematik bir çalışmadır (Süleymaniye Ktp., Hacı Beşir Ağa, nr. 506). Müellif daha önceki tıp kitaplarından aldığı bilgilere kendi tecrübelerini de eklemiş, atıfta bulunduğu eserlerin bir kısmını rumuzlarla göstermiş, bir kısmını adlarıyla zikretmiştir (Keşfü’ẓ-ẓunûn, I, 928). 10. el-Faṣlü’l-ʿâşir fî maʿrifeti’l-evzân ve’l-mekâyîl (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2093/8, vr. 149b-153b). 11. Risâle mine’ṭ-ṭıb fî beyâni me’btelâ bihî mine’l-ḳūlenc (Süleymaniye Ktp., Şehid Ali Paşa, nr. 2045/3). Bağırsakların anatomisine dair bir mukaddimeden sonra bağırsak hastalıklarını anlatan Arapça bir risâledir. 12. Miftâḥu’n-necât bimâ yenfetiḥu bihî ebvâbü’l-birri ve’s-saʿâdât. Havâssü’l-Kur’ân’la ilgili kırk iki bölümden oluşan bu Arapça kitapta bazı âyetler bâtınî ilimler açısından incelenmiş ve tasavvufî motiflerle süslenerek yorumlanmıştır (Tire Necip Paşa Ktp., nr. 905). Ayrıca Kemâliyye, Murâdnâme, Baznâme Tercümesi, Harîdetü’l-acâib ve Cerîdetü’l-garâib Tercümesi, Târih-i İbn Kesîr Tercümesi adlı eserler Şirvânî’ye nisbet edilmişse de yapılan araştırmalar sonunda bunların ona ait olmadığı anlaşılmıştır.

No Responses

  1. A.Arif Efler 20 Ekim 2019

Sen de birkaç kelam et...

Select Language