Mahmud Celâleddin Paşa

Mahmud Celaleddin Paşa, Mahmut Celaleddin Âsaf, Osmanlı devlet adamı, şair, yazar. Kaptan-ı Derya Gürcü Halil Rifat Paşa’nın oğlu, Sultan Abdülmecid’in damadı ve Prens Sabahattin’in babasıdır (d. 1838, İstanbul ö. 18 Ocak 1899, İstanbul).

Çorlulu Ali Paşa’nın beşinci kuşaktan torunudur. Babası Mehmed Aziz Efendi, Maliye Nezareti muhasebecisi ve kapı kethüdasıydı. Darülmaarif’i bitiren Mahmud Celaleddin, 1853’te Meclis-i Vâlâ’nın mazbata odasında çalışmaya başladı. 1861’de Meclis-i Vâlâ başkâtip yardımcısı, 1862’de de başkâtibi oldu. 1867-68 yıllarında karışıklıkları bastırmak ve ıslahat için Girite gönderilen Sadrazam Âli Paşa’nın kâtipliğini yaptı. Nisan 1868’de ’e üye ve başkâtip olarak atandı. 1870’te dahiliye müsteşarı, kısa bir süre sonra da amedci oldu. 1871’de Âli Paşa’nın ölümünden sonra bu görevinden uzaklaştırıldı.

1873’te Adliye Nezareti’ne bağlı Muhakemat Dairesi üyeliğine, 1875’te ikinci kez amedciliğe atandı. 1878’de bu görevinden alındı. Aynı yıl ikinci kez Şüra-yı Devlet üyeliğine, 1880’de de Şüra-yı Devlet Tanzimat Dairesi başkanlığına atandı. 1881’de rütbesi vezirliğe yükseltildi. 1885’te Tanzimat Dairesi başkanlığına ek olarak üyeliğiyle görevlendirildi. 1887 başında karışıklıkları bastırmak için Girit’e gönderildi. Daha sonra Muvazene-i Umumiye Komisyonu başkanı, Aralık 1887’de de maliye nazırı oldu. 1888’de nazırlıktan alındı. 1889’da yeniden Girit’teki karışıklıkları bastırmakla görevlendirildi. Dönüşünde ikinci kez Şüra-yı Devlet Tanzimat Dairesi başkanı oldu. Aynı yıl Hüdavendigâr valiliğine atandı. 1891’de kısa bir süre ticaret ve nafia nazırlığında bulunduktan sonra, 1894’e değin Girit vali vekilliği yaptı. 1895’te ikinci kez ticaret ve nafia nazırlığına atandı. Ölünceye değin sürdürdüğü bu görevine ek olarak Rumeli Vilayatı Islahat Komisyonu başkanlığı, Bütçe Komisyonu başkanlığı ve Ziraat Bankası genel müdürlüğü de yaptı.

Ezberindeki çok sayıda halk öyküsüyle halk öykücülüğü (Meddah) edebiyatında çağımızdaki en büyük temsilcisi olan Aşık

 

Aynı zamanda tarihçi, şair, besteci ve iyi bir hattat olan Mahmud Celaleddin Paşa’nın en önemli yapıtı Mir’at-ı Hakikat’tir (ös 1910-11, 3 cilt; yb 1979-83, 3 cilt). Yapıtta 19. yüzyılda Osmanlı Devletinin siyasal, mali ve askeri durumunu, Rusya’yla ilişkilerini, Hersek, Sırbistan ve Karadağ’dakı olayları, Abdülaziz’in tahttan indirilmesi gibi olayları anlatmıştır. Sadrazam Yusuf Kâmil Paşa’ya sunduğu, 1703 Edirne Olayı’nı anlatan Ravzatü’l Kâmilin (1872), Masrafzade Şefik’in Şefikname adlı yapıtının şerhidir. Girit Tarihi adlı bir yapıtı daha vardır. Mahmud Celaleddin Paşa’nın 25 kadar şarkısı bilinmektedir. Çoğunun güftelerini de kendisinin yazdığı şarkıları arasında “Nâr-ı firkat şulepâş oldukça sinem dağlıyor” (bayati), “Göstermedi bir gün bana bu baht-ı siyahım” (uşşak), “Dil-i biçare senin çün yanıyor” (ısfahan), “Sevdiğim cemalin çünkü göremem” (hüseyni), “Sen beni bir buseye ettin feda” (kürdilihicazkâr), “Firakın sinemi dağlar” (saba), “Fitneler gizlemiş mahmur gözüne” (rast), “Değildi böyle evvel tarz-ı tavrın bi-karar oldu” (hüzzam) sayılabilir. Bir başka şarkı bestecisi olan , Mahmud Celaleddin Paşa’nın oğludur.

 

 

No Responses

  1. A.Arif Efler 20 Ekim 2019

Sen de birkaç kelam et...

Select Language