Mantıksal atomculuk

, felsefede, başka olgular gibi dilin de değişmeyen ve indirge­nemeyen birim ya da öğelerin bir araya gelmesiyle oluştuğunu savunan kuram.

Bert­rand Russell ve Ludwig Wittgenstein tara­fından geliştirilmiştir. Dilin “atom”larını oluşturan çekirdek önermelerle bunların karşılığı olan çekirdek olgular arasında bire bir karşılıklılık bulunduğunu varsayar. Dolayısıyla her çekirdek olgunun karşılığı olan bir çekirdek önerme vardır. Çekirdek önerme, belli bir şeyin belli bir niteliğe sahip olduğunu dile getiren tümcedir (“Bu kırmızıdır” gibi). Çekirdek olgu ise, belirli tek bir şeyin belirli bir niteliğe sahip olması durumunda ortaya çıkan en basit türden olgudur. Bu yüzden de dilin gerçekliği yansıttığı varsayılırsa, dünyanın tümüyle basit ve anlaşılabilir olgulardan oluştuğu ileri sürülebilir.

Russell, matematikçi Alfred North White­head ile birlikte yazdığı Principia Mathema­tica (1910-13; Matematiğin ilkeleri) adlı çalışmada felsefi kanıtlamaların matematik­sel mantığın yöntemleriyle tıpkı matematik problemleri gibi çözülebileceğini ileri sürdü. Şeyler arasındaki ilişkinin yok sayılmasına yol açtığı gerekçesiyle Hegel’in tekçi görü­şünü reddetti. Çekirdek önermeleri, man­tıksal eklemler kullanılarak oluşturulan da­ha karmaşık bileşik önermelerin yapıtaşları olarak gördü.

Bir şeyi fiilen elinde tutma ya da üzerinde tasarrufta bulunma anlamına gelen kelime.

 

Sen de birkaç kelam et...

twenty + 5 =

tr Turkish
X