Marş 48

Marş

Marş, ritmi iyice belirgin, yalın ve düzgün müzik cümleleri ile yazılmış, temposu ge­nellikle yürüyen bir topluluğa eşlik etmeye uygun olan müzik türü. Başlangıçta askerle­rin yürüyüşüne kolaylık sağlamak için, daha sonra ise çeşitli amaçlarla yazılmıştır. Örneğin cenaze marşları çok ağır tempolu­dur; normal yürümeye uygun değildir, ama cenaze töreninin hüzününü ve ağır­başlılığını yansıtır. da bir yü­rüme marşı değildir. Gene de marş asker­likle ve yürümeyle ilgili çağrışımlarını her korumuştur. Zaten sözcüğün kökenı Fransızcada “yürüme, yürüyüş” anlamına gelen marche’tır.

Çoğunlukla iki ya da dört vuruşlu ölçülerden oluşan marşta her ölçünün vuruşu kuvvetlidir. Marşlar form olarak çeşitlilik gösterir. Basit marş­lar dörtlüklerin aynı ezgiyle yinelendiği tek bölmeli yapıdadır (A-A-A). Biraz daha gelişmiş olanları, aralarında nakaratların bulunduğu, dörtlüklerden oluşan iki bölme­li bir yapıdadır (A-Nakarat-A-Nakarat…). Ama en çok rastlanan form, üç bölmeli şarkı biçiminde olandır (A-B-A). Hatta birçok evrelerden geçtikten sonra gelişmiş bir marşın formu, birbirine karakter olarak zıt, iki bölmenin art arda getirildiği bir “üçlü (trio) şarkı formu” olarak oluşmuştur (bu biçimde A ve B bölmeleri kendi içinde ayrıca üç bölmeli şarkı formundadır; ortada yer alan B’deki şarkıya üçlü adı verilir) . Form olarak daha da gelişkin marşlarda ise A bölmesi, karakter olarak birbirinden çok farklı ve değişik tonalitelerdeki birkaç üçlü ile dönüşümlü olarak getirilmiştir (harflerin her biri ayrı bir üç bölmeli şarkı gibi düşünülürse A-B-A-C-A).

Balad Kornosu, Konser Kornosu, Tenor Cor olarak da bilinen, bir tür bakır nefesli çalgı.

 

En erken marş örneklerinden biri Thoinot Arbeau’nun 1589 tarihli parçasıdır. 17. yüzyılda XIV. Louis’nin askeri bandosunun marşlar çaldığı bilinen Fransa, 19. yüzyılın ortalarına değin bütün Avrupa’da marş türüne önderlik etti. Fransız Devrimi’nin 10 yılı, sayısız toplu gösteri ve şenlikleriyle Beethoven’in çok sayıdaki marşı üzerinde derin izler bıraktı. Opus 26 Piyano Sonatı’ nın Cengze Marşları ile Opus 55 Mi Bemol Majör Uçüncü (Eroica) Senfoni’si bunların arasındadır. Napoleon ve Napoleon sonrası dönemlerinin benzer gösterileri Chopin’in Cenaze Marşı‘nın (piyano için Opus 35 Si Bemol Minör Sonat). ve Berlioz’un çok taklit edilmiş olan “İdama Gidiş Mar­şı”nın (Fantastik Senfoni’nin 4. bölümü) görkem ve törenselliğine yansıdı. Çok ta­nınmış marşlar arasında Mendelssohn’un Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın fon müziğindeki marş, Wagner’in Lohengrin operasından düğün marşları, Schubert’in Marches militai­res’i, Çaylcovski’nin Marche slave’ı (Slav Marşı), Elgar’ın Pomp and Circumstance (Debdebe ve Şatafat) marşları, Berlioz’un Rakoczi Marşı, Handel’in Saul’ündeki, Wagner’in Götterdiimmerung’undaki (Tan­rıların Günbatımı) ve Verdi’nin Aida’sında­ki zafer marşı vardır. 20. yüzyılda Prokof­yev ile Stravinsky ise marşı mizah amacıy­la kullandı.

Frederic Chopin-Cenaze Marşı

Avusturya’da Mozart ve Schubert’ten baş­layarak G. Mahler’e kadar görece yumuşak pir marş geleneği gelişti. Buna karşılık İngiltere askeriden çok teatral nitelikli marşlarla öne çıktı. Bununla birlikte, 1900’lerin başlarında yürüyüş marşlarının en ünlü bestecisi olan John Philip Sonsa, bando müziğinde ABD’nin üstünlüğünü kurdu.

Türkiye’de ise Osmanlı Devleti’nin kurulu­şundan beri özellikle askeri birliklerin yürü­yüşünü ritmiyle düzenleyen müzik parçalar vardı. Bunlar, mehter takımının seslendir­diği, sözlü ya da sözsüz yapıtlardı. Ama, Batılı anlayışla bestelenen ve “marş” diye adlandınlan ilk parçalar, Muzıka-yı Hüma­yun’un kuruluşundan sonraya rastlar. Bili­nen ilk Türk marşı da, Muzıka-yı Hüma­yun’un ilk komutanı olan Donizetti Paşa’ nın (Giuseppe Donizetti) bestelediği ’dır. II. Mahmud dönemi boyunca devlet marşı olan bu marş, Türklerin ilk ulusal marşı da sayılabilir.

Mahmudiye Marşı

Daha sonra marş sayısı hızla arttı, çeşitli kurumlar ve askeri birlikler için ayrı ayrı marşlar bestelendi. Cumhuriyet döneminde, başta İstiklal Marşı olmak üzere, çok sayıda yeni marş yazıldı; , , Harbiye Marşı vb. Günümüzde hemen hemen tüm askeri birliklerin ve belli başlı okullann özel marşları vardır; bunlar belli törenlerde ya da toplu yürüyüşlerde seslendirilir. Çalgı eşliği olmadan seslendiri­len marşlar dışındaki tüm Türk marşları çoksesli olarak bestelenmiş ya da sonradan çok seslendirilmiştir. Eşlikli ya da eşliksiz Türk marşları da, başka ülkelerdeki örnek­ler gibi, kolayca ezberlenebilecek melodi­lerle kurulmuştur ve çoğunun ses alanı iki oktavı bulmaz.

10. Yıl Marşı_ Cemal Reşit Rey

Sen de birkaç kelam et...

Select Language