Mayın 48

Mayın

, askeri uygulamalarda personel, araç, tank ya da gemi tahrip etmek amacıyla kullanılan patlayıcı aygıt.

Sualtı mayınları, 19. yüzyılın ortalarından bu yana kullanıl­maktadır; kara mayınları ise bu tarihten yüzyıl sonra kara savaşlarında önem kazan­maya başlamıştır.

Genellikle özel mayın dök­me gemilerinden ya da bazı özel donanımla­ra sahip uçaklardan atılarak döşenen sualtı mayınları, çelik küre ya da yumurta biçi­mindedir ve şiddetli patlayıcı maddeler, ateşleme düzeneği ve şamandıra gibi suyun yüzeyinde durmasını sağlayacak kadar hava içerir. Sualtı mayınları dibe demirlenir;mayının su düzeyinin ne kadar altında kalacağı, mayın ile demir arasındaki kablo­nun uzunluğuna bağlıdır. Herhangi bir gemi mayına yaklaştığında ya da çarptığında mayın patlar ve çevreye, bu arada gemiye çok şiddetli şok dalgaları gönderir. Tahrip gücü yüksek ve maliyeti görece ucuz olan sualtı mayınları etkili bir deniz silahıdır. Saldırıya yönelik olarak döşenen sualtı ma­yınları, düşman gemilerinin geçebileceği yerlere, özellikle düşman limanlarının içine ya da hemen dışına yerleştirilir. Savunmada ise mayınlar dikkatle ve gizlice, savunulan limanlar ile ve askeri üslerin yakınlarına dökülür ve düşman gemi ve denizaltılarınca fark edilmemesi için değişik derinliklerde karışık biçimde yerleştirilir. Kimi zaman da sabotajcılar ya da komandolar aracılığıyla gemilerin gövdesine daha sonra uzaktan kumandayla ya da saat aracılığıyla patlatı­lan mayınlar tutturulur.

Mayın 49

İlk geliştirildiklerinde mayınlara torpil deniyordu. İlk kumandalı mayın 1843’te ateşlı silahlar mucidi tarafından ya­pıldı. Colt bir denemede, 8 km kadar açıktaki bir gemiyi, kıyıdan uzatılan bir sualtı elektrik kablosunun yardımıyla ateş­lenen bir mayınla havaya uçurdu. 1848’de benzer bir aygıt Prusyalılar tarafından Danimarka filosuna karşı kullanıldı. I. Dün­ya Savaşı’na değin deniz mayınlarında en önemli gelişme Herz boynuzuydu. Bu ma­yında çarpma sırasında küçük bir şişe kırılı­yor, içindeki asit boşalarak bir birincil pilin elektroliti durumuna geliyor ve pil mayının ateşlenmesini sağlayan kapsüle (fünye ya da detonatör) elektrik sağlıyordu. Herz boy­nuzu, şişesi kırılmadığı sürece çok uzun süre bozulmadan kalabiliyordu.

Yük gemilerinde, yükleme sınırını gösteren işaret

 

Sualtı mayınlarında genel olarak üç tür fünye kullanılır; bunlar basınçlı, magnetik ve akustik fünyelerdir. Magnetik mayın, yaklaşan geminin magnetik alanının etkisiy­le harekete geçer. Bu mayınlara karşı korunma, geminin magnetik alanının elek­tronik olarak yok edilmesiyle sağlanır. Ba­sınçlı mayınlarda, sığ sularda hareket halin­deki her geminin altında görece düşük basınçlı bir bölgenin bulunması olgusundan yararlanılır. Bu mayınlarda, diyaframla iki­ye ayrılmış bir bölme vardır; bölmenin bir tarafı suya açıktır. Suyun basıncında ortaya çıkan ani düşme sonucunda diyafram yerin­den oynar ve bölmenin öteki tarafındaki ateşleme devresini kapatarak mayının pat­lamasını sağlar. Basınçlı mayınlar yalnızca mayın tarama gemisinden daha büyük gemi­lerin oluşturduğu basınç farklılıklarına duyarlıdır; bu yüzden toplanarak etkisiz hale getirilmeleri oldukça zordur. Akustik yani ses etkili mayınlar ise, erimleri içindeki bir gemiden yayılan ses dalgalarını toplayan hidrofonlara dayalı olarak çalışr. Bu tür mayınlar fünyeleri çabuk bozulduğundan kısa ömürlüdür ama sonar ve mikroelektro­nikle ilişkili yöntemler sayesinde daha etkili ve daha uzun ömürlü akustik mayınlar da yapılmıştır.

I. Dünya Savaşı sırasında mayın en etkili denizaltısavar silahıydı. Önceleri mayın sa­dece çarpma anında patlıyordu. Daha son­ralan İngilizler deniz yatağına döşenen magnetik mayınlar ve yüzen demirli mayın­lar için akustik donanım kullanmaya başla­dılar. II. Dünya Savaşı’nda mayınlar Mih­ver Devletleri’nin 1.316 gemisini batırdı ve 540 gemide de hasara yol açtı. İngiltere ile ABD ve Müttefikler, mayınlar yüzünden 1.118 gemi kaybetti.

Kara mayını

I. Dünya Savaşı’nda, gömülü top mermileri ilk kara mayını türüydü. Bu yöntem özellikle Almanlar tarafından Fran­sız ve İngiliz tanklarına karşı kullanılmıştı ama kara mayını asıl önemini II. Dünya Savaşı sırasında kazandı. Kolaylıkla üretile­bilen ve taşınabilen bu silahın çeşitli türleri, SSCB, Kuzey Afrika ve Batı Cephesi’nde püyük mayın tarlaları biçiminde kullanıldı. İlk kara mayınlarının birçoğunda dairesel ya da köşegen metal kovanlar vardı, ama daha sonra mayınların magnetik detek­törlerle bulunmasını önlemek için tahta, karton, cam ya da plastik muhafazalar geliştirildi.

Kara mayınlarının iki temel türü vardır: Özellikle tank gibi ağır araçları tahrip etmek için tasarlanmış ağır mayınlar ve insanlara karşı kullanılan (antipersonel) hafif mayınlar. Mayınlar 20. yüzyılın ortala­rında ve sonlarında Kore Savaşı’nda (1950- 53), Vietnam’da ve öteki çarpışma alanla­rında yaygın biçimde kullanıldı.

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language