Mazdekçilik 48

Mazdekçilik

, 5. yüzyıl sonlarında İran’da ortaya çıkan .

Adını, yayılmasın­da önemli rol oynayan Mazdek’ten (ö. 528/529) alır. Kaynakları tam olarak bilin­memekle birlikte bazı araştırmacılarca Ma­nici dualizme iyimser bir yorum getirmeye çalışan bir reform hareketi olarak değerlen­dirilir. Kurucusunun olduğu sanılmaktadır. 3. yüzy1l sonunda Maniciliğe karşı vaazlar veren İranlı Bundos ile Huragan arasında bağlantı kurmaya çalışanlar da vardır. Başka bazı araştırmacı­lar Mazdekçiliğin dönemin resmi dininden çıktığını öne sürerler. Günümüze hiçbir kitabı ulaşmayan Mazdekçilikle ilgili bilgiler Süryani, İran, Arap ve Yunan kaynakların­daki kısa değinmelere dayanır.

Mazdekçiliğe göre iki temel ilke vardır: İyi (Işık) ve Kötü (Karanlık). Işık özgür irade ve düşünceye göre, Karanlık ise körükörü­ne ve rasgele hareket eder. İkisi bir kazayla birleşerek dünyayı oluşturmuştur. Işığın üç öğesi vardır: Su, ateş ve toprak. Tapınılması gereken ışık tanrısı, huzurundaki algı,anlak, bellek ve sevinç güçleriyle birlikte
cennetteki tahtında oturur. Bu güçler 7 “vezir” ve 12 “tinsel varlığa” (bunlar eski­den bilinen yedi gezegen ve burçlar kuşağı­nın 12 işaretiyle özdeştir) hükmederler. Bu dört güç insanda birleşmiştir; 7 vezir ye 12 tinsel yaratık ise dünyayı yönetirler. İnsan eylemleriyle dünyadaki ışığı ortaya çıkarma­lıdır. Bu da ahlaklı davranış ve çileci yaşam tarzıyla gerçekleştirilebilir. İnsan öldüre­mez ve et yiyemez. Ayrıca düşmanlarına karşı merhametli, kibar, iyi, konuksever ve müşfik olmalıdır.

Bir Zerdüşt rahibi olmasına karşın yeni dini benimseyen Mazdek, kardeşçe yardım­laşmayı özendirmek, açgözlülük ve çekişme nedenlerini azaltmak için malların ve kadın­ların ortaklaşa kullanılması öğretisini ortaya attı. Sasani kralı I. Kubad (hd 488-496, 499-531) bu dine girerek Mazdekçilik ilkeleri doğrultusunda toplumsal refomlalar yaptı. Evlilik ve mülkiyetle ilgili önemli değişiklikler de getiren bu reformlar soyluların ve Zerdüşt rahiplerinin tepkisine yol açtı. Sert önlemlerle bastırılan Mazdekçilik gene de varlığını 8. yüzyıla değin gizlice sürdürdü.

Şeytanın Tanrıya karşı geldikten sonra tövbe edip bağışlandığına inandıkları için halk arasında şeytana tapanlar olarak anılan dinsel akım

 

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language