Meandr 48

Meandr

, olarak da bilinir, mimarlık ve dekoratif sanatlarda, geometrik kıvrım­lar yaparak bant biçiminde uzanan bezeme.

Kıvrımlar genellikle birbirini izleyen “T”, “L” ya da köşeli “G” harfine benzer biçim­lerden oluşur. Çizgi aralarındaki boşluklar, yaklaşık çizginin eni kadar tutulur. Bazen de (gamalı haçta olduğu gibi) çizgiler birbi­rini kesecek ya da birbirinin içinden geçe­cek biçimde düzenlenir.

En basit ve doğal bezeme biçimlerinden biri olan meandr ilk çağlardan beri hemen her uygarlıkta yaygın olarak görülür. Mısır’ da 4. sülale dönemi (İÖ y. 2613 – y. 2494) ve sonrasında mezarların tavanlarının be­zenmesinde sık sık kullanıldı; sonraki ör­neklerde ise rozet, kutsal böcek ve lotus örgeleriyle birleştirilerek çok zengin düzen­lemeler oluşturuldu.

Amerika kıtasında bu örge eski Peru dokumalarında, Mezo-Amerika’daki (Mek­sika, Orta Amerika ve Batı Hint Adaları) Maya ve Aztek uygarlıklarının günümüze ulaşabilen heykellerinde ve mimarlık yapıt­larında görüldüğü gibi, Kuzey Amerika Yerlilerinin çanak çömlek bezemelerinde de yaygın biçimde kullanıldı. Çin ve Japon­ya’ da hem dokuma deseni, hem mimari bezeme örgesi olarak çok gelişen bu örge, yalnız bant halinde değil, dar ve geniş açılar yapacak biçimde, karmaşık bir desen olarak da uygulandı. Meandr özellikle, seramik eşyanın ve mimarlıkta bazı öğelerin bezen­mesinde kullanıldığı Eski Yunan’da gelişme gösterdi; örneğin sütun başlıklarındaki aba­küslerde önceleri boyama, daha sonralan kabartma olarak kullanıldı.

Romalılar, Eski Yunan bezeme örgeleri­nin çoğu gibi meandr da benimsediler ve örneğin Suriye’de Şam ve Baalbek’teki tapınak yapılarında kullandılar. Bizans ve romanesk dönem sanatında da meandr, hem boyama, hem de kabartma olarak, küçük ölçekli geometrik bezeme örgelerinin en çok kullanılanı oldu.

Birbirlerine kemerlerle bağlı bir sıra sütunun yer aldığı, üzeri kubbe ya da tonozlarla örtülü galeri

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language