Meczub 48

Meczub

, tasavvufta yoluyla bütün ruhsal aşamaları geçmiş, bütün gerçeklikle­re ermiş kişi. yolcusu (salik) cezbeye tutulunca gözünden Tanrı dışındaki her şey (masiva) silinir ve davranışlarıyla sözlerinin farkında olamayacak ölçüde kendinden geçer.

Mutasavvıflara göre meczublar üçe ayrılır: , ve .

Meczub-ı gayri salik, bir yol göstericiye (şeyh) bağlanmadan, tasav­vufi eğitimden geçmeden cezbeye ulaşmış kişidir. Bu kişi yokluk (fena) yaşantısı için­de kalır. Ulaştığı aşamaların bilincinde de­ğildir. Sürekli bir kendinden geçme ve sar­hoşluk durumunda olduğundan, şeriat hükümleri karşısında sorumlu değildir. Bu tür meczublar başkalarına yol gösteremezler.

Salik-i meczub, önce bir yol gösterici­ye bağlanmış, tasavvufi yolculuğun (süluk) aşamalarını kavramış, sonra da cezbeye tutularak bildiği şeyleri doğrudan tatmış, yaşamış, yokluk aşamalarından geçerek Tanrı varlığı ile geri dönmüş, yolculuğunu tamamlamış kişidir.

Meczub-ı salik ise önce cezbeye tutulınuş, kendini Tanrı varlığında yok etıniş, Tanrı varlığı ile varolmuş, sonra da bir yol göstericiye uyarak geçtiği aşama­ların bilgisini öğrenıniş kişidir. Salik-i mec­zub ve meczub-ı salikler başkalarına yol gösterebilirler.

Dört büyük veliden biri  kabul edilen, ilk mutasavvıf

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language