Mehmed Murat Mizancı

Mehmed Murat Mizancı, Türk politikacı, gazeteci, tarihçi ve yazar. Tanzimat ve II. Meşrutiyet döneminin önemli bir fikir adamıdır. Adı, 1886 yılında yayımlamaya başladığı gazetesi ile özdeşleşmiştir; hemen hemen tüm kaynaklarda “Mizancı Murat” olarak anılır (d. 1853/54, Huraki, Dağıstan 6. 15 Nisan 1917, İstanbul).

Rüşdiye ve idadiyi Dağıstan’da okudu. Bir süre Rusya’da tıp öğrenimi gördükten sonra 1873’te İstanbul’a giderek Hariciye Nezareti Matbuat Kalemi’nde görev aldı. Vakit ve İttihat gazetelerinde dış politika yazıları yazdı (1876-77). Mekteb-i Mülkiye’de siyasal tarih ve coğrafya dersleri verdi, Darülmuallimin’de hocalık ve yöneticilik yaptı. 1886’da Mizan’ı yayımlamaya başladı, ama gazete baskılara uğradı ve sık sık kapatıldı. İstanbul’da 1889’dan sonra ilk örgütlü muhalefet hareketleri başladığında Jön Türkler, gerek Mekteb-i Mülkiye’deki dersleri, gerekse Mizan’daki tutumu nedeniyle kendilerine yakın gördükleri Mehmed Murad’ın hareketin başına geçmesini istediler. Siyasal ve toplumsal yenileşme adımlarına padişahın öncülük edebileceği inancını uzun süre koruyan Mehmed Murad, önceleri bu gruplara yanaşmadıysa da sarayın artan baskıları karşısında 1895’te İstanbul’u terk ederek Sivastopol ve Viyana üzerinden Paris’e gitti. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Fransa’daki önderi Ahmed Rıza’nın Batı yanlısı görüşleriyle ters düştüğünden Mısır’a geçti ve Mizan’ın yayımını burada sürdürdü. Bu dönemde Mısır, İttihat ve Terakki’nin en etkili çalışma alanı oldu.

Paris’e 1896 ortalarında dönen Mehmed Murad, Ahmed Riza Bey’e karşı olan İttihat ve Terakki üyelerinin desteğiyle Kasım 1896’daki olağanüstü toplantıda örgütün önderi durumuna getirildi. Mizan da ,14 Aralık 1896’dan sonra resmi yayın organı oldu. Ahmed Rıza Bey ve çevresindekilerle anlaşmazlığın büyümesi üzerine örgüt merkezini ve Mizan’ı 1897’de Cenevre’ye taşiyan Mehmed Murad, bir süre sonra yönetimden ayrıldığını açıkladı. Bu sırada muhalefetle uzlaşma yolları arayan sarayın temsilcisi serhafiye Ahmed Celaleddin Paşa’yla pazarlığa oturarak, gerekli gördüğü reformların yapılması karşılığında Mizan’ın yayınını durdurmayı ve İstanbul’a dönmeyi kabul etti. İstanbul’da I. Meşrutiyet’in (1908) ilanına değin çok sıkı denetim altında tutuldu.

Meşrutiyet’in ilanından sonra yeniden yayımlamaya başladığı o Mizan’da İttihat ve Terakki yönetimine karşı muhalefete geçtiği için gözaltına alındı ve gazetesi kapatıldı. 31 Mart Olayı’nın hazırlayıcılarından olduğu gerekçesiyle yeniden tutuklanarak ömür boyu kalebentliğe mahküm edildi. Rodos’a, ardından Midilli’ye gönderildi. 1912’de çıkan afla İstanbul’a döndü. Bir süre Avrupa’da bulundu. Muhalefet hareketlerini destekledi. Peyam ve ’de yazdı.

Başlıca yapıtları arasında Tarih-i Umumi (1880-82, 6 cilt), II. Abdülhamid dönemi yayınlarını derlediği Devr-i Hamidi Asârı (1891), Yıldız Saray-ı Hümayunu ve Bâbıâli (1895), Hürriyet Vadisinde Bir Pençe-i İstibdad (1910), Tarih-i Ebulfaruk ve Taharr-i İstikbal (1913-14, 2 cilt) sayılabilir.

 

No Responses

  1. A.Arif Efler 22 Ekim 2019
  2. A.Arif Efler 22 Ekim 2019

Sen de birkaç kelam et...

Select Language