Meici Restorasyonu dönemi 48

Meici Restorasyonu dönemi

, Japonya tarihinde, şogunluğunun devril­mesiyle yönetimin yeniden imparatorluğa geçtiği ve Japonya’nın Batı tipi modern bir ülke haline gelmesini sağlayan siyasal, eko­nomik ve toplumsal değişikliklerin gerçek­leştirildiği dönem (1868-1912).

Restorasyonun önderleri, Tokugava ege­menliğine öteden beri düşmanlık besleyen ve giderek artan iç sorunlarla yabancı müdahalesi üzerine harekete geçen genç ’lerdi (savaşçı). “Zengin ülke, güçlü ordu” (fukokµ-kyohei) sloganını benimse­yen genç ’lerin temel amacı Batılı devletlerle eşit konuma gelecek bir ulusal devlet yaratmaktı. İmparator Meici‘nin yö­netimi ele almasından sonra Nisan 1868’de yayımlanan Beş Maddelik Ant’ta geniş tabanlı danışma kurullarının oluşturulacağı ve yönetimle ilgili sorunların genel görüş­melerle karara bağlanacağı, bütün sınıfların hükümet programını uygulamak üzere bir­leşmesinin sağlanacağı, bütün sınıflara haklı özlemlerini gerçekleştirme olanağının tanı­nacağı, geçmişin kötü geleneklerinin terk edileceği ve yerlerini adil doğa yasalarına dayanan yeni geleneklerin alacağı, impara­torluğun refah düzeyini yükseltebilecek her türlü bilgi için dünya çapında araştırma yapılacağı sözleri yer alıyordu.

Kyoto’dan Tokyo’ya (eskiden Edo) taşı­nan yeni yönetim öncelikle feodal yapıya son verdi. Bu amaçla 1871’de daimyo’ların elindeki topraklar imparatora devredilerek merkezi hükümete bağlı görevlilerin yöne­teceği birimler oluşturuldu. Bütün feodal ayrıcalıklar kaldırıldı ve ulusal bir ordu kuruldu. 1873’te çıkarılan zorunlu askerlik yasasıyla ordu güçlendirildi. Maliye ve vergi toplama işi tek bir sistemde bütünleştirildi. Feodal bağımlılıktan kurtulan köylülere toprak dağıtılmasıyla, arazi vergisi devletin başlıca gelir kaynağı durumuna geldi.

İmparator adına hareket eden restoras­yon önderlerinin radikal değişiklikleri, 1870’ lerin ortalarında giderek büyüyen bir muha­lefetle karşılaştı. Değişikliklere uyum sağlayamayan bazı samurai’lerin giriştiği ayak­lanmalar yeni kurulan ordu tarafından güç­lükle bastınldı. Bunlardan en ünlüsü, eski restorasyon önderlerinden Saigo Takamo­ri’nin önderlik ettiği ayaklanmaydı.

1880’lerde en yüksek noktasına ulaşan ayaklanmalara, yeni rejime kuşkuyla bakan ve tarım politikalarından hoşnut olmayan köylüler de katıldı. Bu sırada, Batı’nın liberal düşüncelerinin etkisiyle meşruti bir yönetimin kurulması ve danışma kurulları aracılığıyla geniş siyasal katılım olanağının sağlanması yönündeki talepler de güçlenme­ye başladı. Yönetim bu baskılar karşısında 1881’de çıkardığı bir kararname ile 1890’a değin bir anayasa çıkarmaya söz verdi. 1885’te kabine sistemi kuruldu, 1886’da da anayasayı hazırlama çalışmalarına başlandı. 1889’da bir imparatorluk fermanıyla yürür­lüğe giren anayasayla iki meclisli bir yasama organı getirildi. Parlamento ilk kez 1890’da toplandı.

Meici dönemindeki siyasal dönüşümlere ekonomik ve toplumsal değişiklikler de eşlik etti. Ekonomide tarıma bağlılığın sür­mesine karşın, stratejik önem taşıyan sana­yilerle ulaşım ve iletişim hizmetlerini geliş­tirmeye büyük önem verildi. İlk demiryolu hattının açıldığı 1872’den 1890’a değin ge­çen sürede demiryollarının uzunluğu 2. 250 km’yi aştı. 1880’e varmadan bütün büyük kentler arasında telgraf bağlantısı kuruldu. Özel şirketler hükümetin mali desteği ve 1882’de kurulan Avrupa tipi bankacılık sistemi aracılığıyla özendirildi. Modernleş­me çabalarıyla birlikte Batı’nın bilim ve teknolojisi de ülkeye aktarıldı. Batı kültürü, düşünce akımlarından giyim ve mimari­ye kadar hemen her alanda yaygın olarak benimsendi. Ama geleneksel Japon değer­lerinin yeniden canlandığı 1880’lerde topye­kun Batılılaşma bir ölçüde durakladı.

Mo­dern bir eğitim sisteminin oluşturulmasında Batı’nın kuram ve uygulamalarından yarar­lanılmakla birlikte, samurai’lerin bağlılık anlayışı ve toplumsal uyum gibi geleneksel değerlere ağırlık verildi. Başlangıçta Batı tarzının örnek alındığı sanat ve edebiyatta da aynı eğilimler egemen oldu.

20. yüzyıl başlarına gelindiğinde Meici Restorasyonu hedeflerine büyük ölçüde ulaşmış bulunuyordu. Japonya hızla çağdaş bir sanayi ülkesi olma yoluna girdi. Yabancı devletlerle imzalanmış eşitsiz antlaşmalar­daki egemenliğe aykırı hükümler 1894’te değiştirildi. İngiltere ile kurulan ittifak (1902), Çin (1894-95) ve Rusya (1904-95) ile savaşlarda elde edilen zaferler, uluslararası planda ilk kez büyük bir güç olarak ortaya çıkan Japonya’ya Batı dünyasında önemli bir saygınlık kazandırdı. İmparator Meici‘ nin 1912’deki ölümüyle Restorasyon döne­mi sona erdi.

1851-1910 yıllarında avcı ve toplayıcı olarak yaşayan Yuki’lere karşı ABD’nin yaptığı soykırım

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language