Meksika Devrimi 48

Meksika Devrimi

, ’ın 30 yıllık askeri diktatörlüğünün devrilmesi ve anayasal bir cumhuriyetin kurulmasıyla so­nuçlanan uzun ve kanlı devrim (1910-20).

Varlıklı toprak sahipleri ve sanayicilerin çıkarlarını kollayan, seçkinci ve oligarşik politikalara tepki olarak başlamış, ittifakları sürekli değişen birçok hizbin mücadelesi biçiminde gelişmiştir.

İstifa etmeyi ve açık başkanlık seçimlerine izin vermeyi reddeden Dfaz’ın yeniden seçil­mesine karşı olanların () li­deri olarak ortaya çıkan Francisco Madero, 1910’da başkanlığa adaylığını koydu. Made­ro’yu tutuklatan Diaz, göstermelik bir seçim sonunda başkanlığı kazandığını açıkladı. Ma­dero serbest bırakıldıktan sonra Texas’taki San Antonio’ya giderek halkı 20 Kasım’da ayaklanmaya çağırdı. Ayaklanma başarısız olduysa da birçok yörede devrimcileri hare­kete geçirdi. Kuzeyde Pascual Orozco ile düzensiz kuvvetleriyle garnizon­ları basmaya başladı. Güneyde Emiliano Zapata cacique’lere (yerel önderler) karşı kanlı bir hareket başlattı. 1911 ilkbaharında Ciudad Juarez’i ele geçiren devrimci kuvvet­ler Dfaz’ı istifaya zorladı ve Madero’yu baş­kan ilan etti.

ABD’de, kölelik karşıtı Kuzeylilerin, kölelere yardımcı olmak amacıyla yürüttükleri sistemli etkinlikler.

 

Madero yönetimi daha başlangıçta iki cephe arasında kaldı. Zapata, Yerlilere ellerinden alınmış toprakların hemen geri verilmemesi nedeniyle Madero’nun aleyhi­ne döndü. Başlangıçta Madero’yu destekle­yen Orozco da toprak reformunun ağırdan alınması üzerine kuzeyde devrimci hareke­tin başına geçti. Öte yandan ABD Madero’ nun kararsızlığı yüzünden gelişen iç savaş ortamının çıkarlarına zarar vermesinden korkarak Madero’dan desteğini çekti. Baş­kent Mexico’da eski diktatörün yeğeni ’ın önderliğindeki asiler ile komutasındaki federal birlikler ara­sında başlayan çarpışmalarla gerilim doru­ğuna ulaştı. (On Trajik Gün) olarak bilinen karışıklıkların doku­zuncu gününe rastlayan 18 Şubat 1913’te Huerta ile Dfaz, Madero’yu devirip Huer­ta’yı başkan ilan etme konusunda anlaşma­ya vardılar. Ertesi gün Madero’yu tutukla­tan Huerta başkan oldu. Madero birkaç gün sonra öldürüldü.

Huerta’nın despotik yönetimine karşı muhalefetin geliştiği kuzeyde Pancho Villa, ile Venustiano Carranza anlaşmazlıklarını bir yana bırakarak Huer­ta’ya karşı birleştiler. 1914 ilkbaharı ve yazında saldırılarını Mexico üzerinde yoğun­laştıran ayaklanmacılar Huerta’yı kaçmaya zorladı. Carranza, Villa’nın itirazına karşın 20 Ağustos’ta kendini başkan ilan etti. Bunu yeni karışıklıklar ve kanlı olaylar izledi.

Sonunda Villa’nın Obregon ve Zapa­ta ile yaptığı toplantıda çatışmayı önlemek için ’in geçici başkanlığa getirilmesi kararlaştırıldı. Ama Carranza’y­la yeniden ittifak kuran Obregon Nisan 1915’teki kanlı çarpışmada Villa’nın kuvvet­lerini bozguna uğrattı. Bundan sonra hem Zapata, hem de Villa güç yitirmeye başladı. Bu yenilgiyi ABD başkanı Woodrow Wil­son’ın Carranza’yı desteklemesine bağlayan Villa, intikam almak amacıyla Meksika’daki ABD’lilere ve ABD sınır kasabalarına karşı saldırılara girişti. Villa’yı yakalamak için Meksika’ya geçen ABD birlikleri bir sonuç alamadı.

Yeniden başkan olan Carranza 1917’de başkana diktatörlük yetkileri veren, varlıklı toprak sahiplerinin arazilerine el koyma hakkını getiren, işçi haklarını güvence altı­na alan ve Katolik Kilisesi’nin ayrıcalıkları­nı sınırlayan bir anayasa hazırladı. Muhalif­lerini tasfiye ederek ve Zapata’yı 1919’da öldürterek konumunu sağlamlaştırdı. Ama 1920’de Sonora’daki bir demiryolu grevini şiddete başvurarak kırmaya kalkınca muha­lefet doruğuna çıktı. Obregon’un ve öteki yandaşlarının da desteğini yitiren Carranza, 21 Mayıs’ta başkentten kaçmaya çalışırken öldürüldü. Ardından başkanlığa Obregon getirildi.

Birçok tarihçinin Meksika Devrimi’nin 1920’de sona erdiğini kabul etmesine kar­şın, 1934’te başkan olan ’ın devrimin kazanımlarını bir dizi yasayla ku­rumsallaştırmasına değin federal birliklerle çeşitli ayaklanmacı kuvvetler arasında çatış­malar sürdü.

Sen de birkaç kelam et...

Select Language