Mektubi 48

Mektubi

, Efendi ve Mektubçu olarak da bilinen, Osmanlı Devleti’nde sadrazam, nazır ve valilerin yazı işlerini yürü­ten görevli.

19. yüzyıla değin yazı işleri şeflerine divan efendisi denirdi. Bu yüzyılda yapılan yönet­sel düzenlemelerde mektub denen resmi yazıların hazırlandığı dairelere mektubi ka­lemi, bu daireleri yönetenlere de mektubi denmeye başladı. Mektubi kalemlerinde bir başhalifenin yönetiminde halife, katip, şa­kird gibi çeşitli düzeyde yazıcılar çalışırdı. Mektubiler, bağlı oldukları makamın adına göre (mektubi-i sadr-ı ali, ) adlandırılırdı. Önemli mektubiler­den olan sadaret mektubisi, emr-i ali denen sadaret genelgelerini hazırlardı. Önemli yazı ve emirleri kendisi yazar, öbürlerinin taslaklarını denetledikten sonra mektubi katiplerine yazdırırdı. Sadarete gelen yazı­ların özetlerini sadrazama sözlü olarak akta­rır, gerekli görülenlerin asıllarını sunardı.

Sadaret mektubileri bala rütbesinde olurdu. Nezaretin yazışmalarını yürüten mektubi-i nezaretler de ilgili nezaretlerin adlarına göre (mektubi-i nezaret-i dahiliye, mektubi-i nezaret-i evkaf gibi) anılırdı. Valilerin yazı işlerini yürütenlere ise denirdi. 1908’den sonra mektubilerin yerini kalem-i mahsus müdürleri aldı.

Vilayet mektubilerine Cumhuriyet döne­minde il mektupçusu dendi. 1949’da yürür­lüğe giren 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile de unvanları yazı işleri müdürü olarak değiştirildi.

İslam ülkelerinde kızlar için ilköğretim düzeyinin üzerinde ilk resmi öğretim kurumu

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language