Nicola Pisano

Nicola Pisano, İtalyan heykeltıraş ve mimar. İtalyan heykeltıraşlık okulunun kurucusu olarak bilinir. Roma heykel sanatından etkilendi. Ünlü heykeltıraş ’nun babasıdır (d. y. 1220, Apulia ö. 1278/84, -Piza).

Adı ilk kez 1260’ta (ya da 1259) Piza’da geçer. 1266 tarihli iki belge ise ondan olarak söz eder. Büyük bir olasılıkla yerel bir atölyede çıraklık yapmıştı. Kesinlikle Nicola’ya ait olduğu bilinen ilk yapıt Piza Vaftizhanesi vaiz kürsüsüdür (1259/60). Bu yapıtta antik Roma heykelciliğinin izlerine rastlanması ve II. Friedrich in Capua’daki Appia Yolu () üzerinde yaptırdığı zafer takı kalıntılarıyla (Campano Müzesi, Capua) olan benzerliginden ötürü, Nicola’nın II. Friedrich atölyelerinde yetiştiğine kesin gözüyle bakanlar da vardır.

MÖ 95 – MÖ 55 yılları arasında yaşamış, Evrenin Yapısı adlı uzun şiiri ile tanınan Latin şair ve filozof

 

Piza Vaftizhanesi’nin vaiz kürsüsü Batı sanatı tarihi içinde yeni bir üslubun başlangıcını göstermesi açısından büyük önem taşır. Nicola bu yapıtta Toscana ve Lombardiya’ya özgü biçim anlayışının yanı sıra, Roma kabartmalarını, erken Hıristiyan fresk ve mozaiklerini, Fransız gotik heykel ve mimarlığını kendine özgü bir anlayışla bir araya getirmiştir. Kürsü, onun üslupsal gelişimini ve değişimlerini yansıtması açısından da önemlidir. “İsa’nın Tapınağa Götürülüşü” adlı ilk kabartma panodaki sıkışık olmayan, rahat figür-mekan ilişkisi giderek yerini küçük figürlerin sıkışık bir düzen içinde istiflendiği kalabalık bir kompozisyona bırakmıştır. Figürler daha canlı, daha bükülmüş ve konunun içeriğine uygun yoğun bir ifadeyle verilmiştir. Son panolardaki bu üslup gelişimi, Pisano’nun oğlu Giovanni ile atölyesinde çalışan başlıca sanatçıların etkilerine de bağlanabilir. Nicola oğluyla ve atölyesinde çalışan Fra Guglielmo ve Arnolfo di Cambio ile birlikte Siena Katedrali vaiz kürsüsünü (1265-68), Perugia’da kent meydanındaki Maggiore Çeşmesi’ni de (1278) gerçekleştirmiştir. Siena vaiz kürsüsü bir anlamda, onun Piza’daki vaiz kürsüsünde denediklerinin bir devamı gibidir. Ama Piza’da antik öğelerle gotik özelliklerin daha uyumlu biçimde bir araya gelmesine karşılık, Siena’da bu özellikler o kadar uyumlu bir bileşime ulaşamamıştır. Antik ile gotik arasındaki bu uyumsuz ilişki, 25 kenarlı Maggiore Çeşmesi’nde işlenen konuların farklılığı açısından daha da açık bir biçimde ortaya çıkar.

 

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language