Pişmiş Toprak

pişmiş toprak, kilden yapılarak pişirilmiş eşya. Genel olarak, pişirildiğinde donuk koyu sarıdan kırmızıya kadar değişen bir renk alan, oldukça kaba ve gözenekli kilden yapılan ve çoğunlukla sırlanmadan bırakılan her türlü eşyayı (Örneğin kap kacak, heykel, yapı öğesi vb) anlatmak için kullanılır.

Antik Çağda pişmiş topraktan tuğla, kiremit ve lahit yapılması çok yaygındı. Lahitlerin üstü çoğu zaman resimlerle bezenirdi. Yunanistan’da İlk Tunç Çağından kalma pişmiş toprak figürlerle İÖ 7. yüzyıla ait daha büyük nesneler bulunmuştur. Yunanlı heykelciler bu sanatı Etruria’ya (bugün Toscana) taşıdılar. Eski Yunan pişmiş toprak heykellerinin çoğu, bir zamanlar düşünüldüğünden daha yaygın olarak, tapınakları bezemede kullanılıyordu. Üslup açısından bazen Yunan heykellerine çok benzemekle birlikte, çoğunlukla daha sert ya da daha neşeli bir havadaki Etrüsk heykelleri Antik Çağda çok tutuluyordu. Etrüsk lahitleri üstündeki figürler de çoğunlukla pişmiş topraktan yapılıyordu. Romalılardan ise çok az sayıda pişmiş toprak heykel kalmıştır.

Antik Çağda kalıpla yapılmış, boyları 15-18 cm arasında heykelcikler çok yaygındı. Bunlar arasında Kıbrıs’ta yapılmış çok eski tarihli ilkel figürlerle Minos uygarlığı döneminde Girit’te yapılmış boyalı ve sırlı insan heykelcikleri de vardı. Orta Yunanistan’daki (Boiotia) Tanagra’da bulunan Tanagra heykelcikleri bu türün en ünlü örnekleridir. Helenistik dönemde, İÖ 4. yüzyıldan başlayarak heykel üretim merkezleri Anadolu ya ve Batı’ya kaydı (bugün Britanya’ya kadar bütün Roma topraklarında bu döneme ait heykeller bulunmaktadır). Daha süslü bir biçim alan Doğu’daki üsluplar ise desen ve konu açısından Doğulu değerlerin etkisinde kaldı.

Kavuklu ile birlikte orta oyununun iki temel tipinden biri

 

Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden 14. yüzyıla değin pişmiş toprak fazla kullanılmadı. 15. yüzyılda İtalya ve Almanya’da yeniden ortaya çıktı. Bu dönemin başlarında Della Robbia ailesi Floransa’da pişmiş topraktan renkli ve sırlı heykeller üretti. Bu heykellerin pek çok taklidi yapıldı, sırlı ya da sırsız pişmiş toprak bütün Avrupa’da kullanılmaya başladı. Donatello, Verrocehio, özellikle de Modena’da çalışan Guido Mazzoni ve Antonio Begarelli gibi sanatçılar pişmiş toprak heykeli yaygınlaştırdılar. Bu heykeller ya doğal renklerle boyanıyor ya da mermer ve tunca benzetiliyordu.

Sonraki yüzyıllarda heykel sanatında pişmiş topraktan çoğunlukla ilk taslaklar yapıldı. Ama Jean-Baptiste Lemoyne ve JeanAntoine Houdon gibi 18. yüzyıl Fransız sanatçılarının pişmiş toprak taslakları, daha sert bir malzemeye aktarıldığında kaybolacak bir içtenlik içeriyordu.

Aynı dönemde Fransa’daki Sövres gibi porselen merkezlerinde alegorik ve mitolojik konulu pişmiş toprak: biblolar üretildi. 19: yüzyılda bu malzeme hem mimarlıkta, hem de biblo yapımında kullanıldı. 20. yüzyılda seramikçi ve mimarların estetik özelliklerini bir daha keşfetmeleriyle pişmiş toprak yeniden aranan bir malzeme oldu

Pişmiş Toprak

pişmiş toprak, kilden yapılarak pişirilmiş eşya. Genel olarak, pişirildiğinde donuk koyu sarıdan kırmızıya kadar değişen bir renk alan, oldukça kaba ve göz

Book Editions:

Edition : Genel Kültür
Name : Pişmiş Toprak
Author : Ansiklopedist
Format : EBook

Editor's Rating:
5

Sen de birkaç kelam et...

Select Language