Reşit Galip

, hekim, siyaset ve devlet adamı, Andımızın yazarı (d. 1893, Rodos ö. 5 Mart. 1934, Ankara).

Darülfünun-ı Osmani Tıp Fakültesi’ni bitirdi (1917). Yükseköğrenimi sırasında Balkan ve I. Dünya savaşlarında sağlık ekiplerinde görev aldı. 1919’da köylerde hekimlik yapmak üzere Anadolu’ya geçti. Kütahya nın. Tavşanlı kazasında ve çevre köylerinde çalıştı. Kütahya Müdafaa-i Hukuk Cemiyetünin kurulmasında rol oynadı. Yörenin işgali üzerine Denizli’ye geçti. 1922’de Ankara’ya gitti ve Sıhhiye Vekâleti’nde görev aldı. Daha sonra Mersin’de hükümet tabipliği yaptı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra bir süre Mersin’de serbest hekim olarak çalıştı.

Aydın milletvekili olarak TBMM’ye girdi (1923). Şeyh Said Ayaklanması’ndan (1925) sonra kurulan İstiklal Mahkemesi’nde üye olarak yer aldı. “Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu ve Halkevleri’nde çalıştı. Cumhuriyet Halk Fırkası genel idare kurulu üyeliğinde bulundu. 1932-33 yıllarında maarif vekilliği yaptı. Bu görevi sırasında 1933 ’nun hukuksal çerçevesini hazırlayarak İstanbul Darülfünunu yerine adı altında yeni bir üniversitenin açılmasını sağladı.

Reşid Galib henüz öğrenciyken, o yıllarda Ziya Gökalp’in öncülüğünde gelişen Türkçülük akımını benimsemiş, İstanbul Türk Ocağı’nın çeşitli etkinliklerine katılmıştı. Bu görüşlerinin etkisiyle gönüllü olarak gittiği Kütahya’da hekimlik yaparken pratik tıp bilgileri veren birçok kitap kaleme aldı. Tıp Fakültesi ve İslam Yolları (1930) adlı bir de broşürü yayımlanmıştır.

19 Eylül 1932 tarihinde Milli Eğitim Bakanı olarak atandı. Bakanlığı sırasında ilkokuldan başlayarak öğrencilere Atatürk ilkelerine bağlılık ruhu aşılamaya yönelen Reşit Galip Cumhuriyet 10. yılını doldururken 23 Nisan 1933 sabahı çocuklarına kendi yazdığı bir andı okutmuş ve o gün Çocuk Haftası’nı açış konuşmasında da bu metni tekrar etmişti. Bu konuşmanın ardından Bakanlıkça yayımlanan bir genelge ile Cumhuriyet’in 10. yılından başlayarak okullarda bu ant sürekli hep bir ağızdan okutulmuştur.

Çığlı Suyu olarak da bilinen, Doğu Anadolu Bölgesi’nden doğup Türkiye sınırları dışında Dicle Irmağına ulaşan akarsu

 

Millî Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu 10 Mayıs 1933 tarih ve 101 sayı kararı ile okullarda “Andımız” okutulmaya başlandı.

1933 yılında İlk andımız şöyleydi;

Türküm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam; küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak,
yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.

Anımız, 1972 yılında değiştirildi. 29 Ağustos 1972 tarih ve 14291 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ilkokullar yönetmeliğinin 78. Maddesinde and’da yer alan “budunumu” kelimesi “milletimi” olarak değiştirilirken “Türküm, doğruyum, çalışkanım” diye başlayan cümle ile sonra yer alan “” cümlesi eklendi:

Değişimden sonraki Andımız: (1972)

Türküm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam; küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak,
yurdumu, milletimi, canımdan çok sevmektir.
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.
Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk; açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Ne mutlu Türküm diyene!

Andımız, 1997 yılında ikinci defa değiştirildi. “Öğrenci Andı”nın günümüzde söylenmekte olan metni, Millî Eğitim Bakanlığı Tebliğler Dergisinin Ekim 1997 tarih 2481 sayısında yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 10. Maddesiyle belirlenmiştir. Bu maddeye göre ilköğretim okulunda öğrenciler, her gün dersler başlamadan önce öğretmenlerin gözetiminde topluca aşağıdaki “Öğrenci Andı”nı söylüyorlar:

1997 yılındaki değişimden sonraki andımız:
Türküm, doğruyum, çalışkanım.
İlkem; küçüklerimi korumak,
büyüklerimi saymak,
yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, hiç durmadan yürüyeceğime and içerim.
Varlığım, Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu Türküm diyene!

 

No Responses

  1. uzman06 Ekim 15, 2019
  2. Anonim Ekim 16, 2019

Sen de birkaç kelam et...

10 + 12 =

Select Language