Resitatif

, ve söyleme üslubu. Monodinin dikkate değer en eski biçimi olan , 1500’lerin sonlarında kontrapuntal çoksesli () koro müziğine karşıt bir müzik üslubu olarak gelişti.

Jacopo Peri’nin Evridice’si (1600) gibi ilk operalar neredeyse baştan sona, sözlerin derin duygularını iletmeyi amaçlayan lirik recitativo arioso’lardan oluşuyordu. 17. yüzyıl sonunun operalarında duyguların anlatımı, aryaların lirik akışına bırakıldı ve resitatif, konunun şarkıya uygun olmayan yerlerini çabucak ve tempolu bir biçimde yansıtarak hem olay örgüsünü tamamlayan, hem de oyunun temposunu artıran bir öğe olarak kullanıldı. Resitatif, ve kantatlarda da çoğunlukla aynı işlevi görür.

Belli başlı iki tür resitatif gelişti. Recitativo secco Çeşliksiz resitatif sözcüklerin doğal ritim ve vurgularıyla biçimlenen özgür bir ritim ile söylenir. Çoğunlukla sürekli basla (viyolonsel ve klavsen) gerçekleştirilen eşlik, ezginin gerektirdiği akorların yalın olarak basılması biçimindedir. Zaman zaman birkaç ses kullanarak oluşturulan melodi konuşmaya iyice yaklaşır. İkinci ‘tür olan recitativo siromentato’nun (eşlikli resitatif) yapısı daha müzikaldir, eşliği de çoğunlukla daha karmaşık ve işlenmiş olur. Dramatik bakımdan önem taşıyan anlarda kullanılan eşlikli resitatifin karakteri daha duygusaldır. Melodisi daha liriktir ve çoğunlukla kendinden sonraki biçimsel aryayı hazırlar.

Zekâ yaşını tanımlayan ve ilk zeka testini geliştiren Fransız psikolog

 

Sen de birkaç kelam et...

fifteen + eight =

tr Turkish
X