Rey

Rey, İslamda, Kuran ve sünnetin belli bir hükme bağlamadığı . Tarih boyunca çeşitli anlamlar kazanan rey, fıkıhta ussal yöntemlere ağırlık veren okuluna mensup bilginlerin çok sık başvurdukları bir çözüm yoludur. Bu nedenle fıkh-ı Iraki (Irak fıkhı) adıylâ bilinen bu okulun temsilcileri ehl-i rey olarak da adlandırılır. Öbür büyük fıkıh okulu fikh-ı Hicazi’ye () bağlı olan ve ehl-i hadis ya da ehl-i eser adıyla bilinen bilginlerse reye ancak zorunluluk durumunda başvurulabileceğini savunurlar, Fıkıhta rey, Hz. Muhammed dönemindeki uygulamalar ve bu uygulamaları destekleyen hadislerle temellendirilir. Hz. Muhammed’in, Bedir Savaşı (624) sırasında Müslümanların üsleneceği yeri reyiyle kararlaştırdığı, daha sonra sahabeden ’in reyini daha uygun bularak kararını değiştirdiği söylenir.

Bir şeyi fiilen elinde tutma ya da üzerinde tasarrufta bulunma anlamına gelen kelime.

 

Sahabe ve tabiun (sahabeden sonraki kuşak) döneminde kıyas ve istihsan gibi bütün ussal çıkarım yöntemlerini içerecek genişlikte anlaşılmasına karşın, rey kavramı belli bir tanıma kavuşturulamadı. Bununla birlikte doğrudan nasslara dayalı hükümlerden reye dayalı hükümleri ayırmak amacıyla ikincisi “ilim” adıyla anıldı. Tabiun döneminin sonlarına doğru rey terimi kelam alanında genel kabullere aykırı düşen Haricilik, Mutezile ve benzeri okulları, fıkıh alanındaysa içtihat yöntemlerinden yalnızca kıyası belirtmek için kullanılmaya başladı. Daha sonraları ise rey kavramı kıyasla özdeşleşti. Ehl-i reyden olan fıkıhçılar reye verdikleri önem ile sahabe ve tabiun fetvaları karşısındaki tutumlarına göre ılımlı ve aşırı olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Başta Ebu Hanife olmak üzere İbn Ebi Leyla (6. 767), Rabia Sahibü’r-Rey (6. 753), Züfer (ö. 792), Evzai (6. 792), Süfyanü’s-Sevri (6. 718), Malik bin Enes (6. 795), Ebu Yusuf (6. 798), Muhammed bin el-Hasan eşŞeybani (6. 809) gibi fıkıhçılar ılımlı reycilerin önde gelenleridir. Bazı Mutezile ve Harici bilginlerin oluşturduğu aşırı reycilerin bir bölümü hadisleri bütünüyle reddederler. Onlara göre Kuran sorunların çözümü için yeterli tek kaynaktır. Hadisler kesin bilgiyi değil zannı ifade ettikleri için kaynak olarak kullanılamaz.

Fıkıh usulü bilginleri reyi sahih ve batıl olmak üzere iki türe ayırırlar. Sahabenin reyi ile nassları yorumlayan ve onlardan çıkarımda bulunmayı kolaylaştıran, belli bir bilginler topluluğunca ortaklaşa görüşülerek ulaşilan ve yetkin bir bilginin içtihadıyla ulaştığı rey, sahih sayılır. Nasslara ters düşen, nasslar ve çıkarım yöntemleri bilinmeksizin zanna dayanılarak ortaya konan ve sünneti değiştirmeye yönelen rey ise batıl olarak tanımlanır.

Sen de birkaç kelam et...

16 − 16 =

tr Turkish
X