Rüşt

, olarak da bilinir, kişinin eylem ve işlemlerinin neden ve sonuçlarını ve sorumluluğunu değerlendirebilme olgunluğuna eriştiği konusunda yasanın kabul ettiği yaş varsayımı. Kişinin bu yaşa ulaşmasıyla temyiz yeteneğine sahip olduğu kabul edilir.

Medeni hakları kullanma ehliyetinin koşullarından olan rüşt, Türk hukukunda yaş rüşdü, yargısal rüşt ve evlenmeyle kazanılan rüşt biçiminde üçe ayrılır. Yaş rüşdü yasa tarafından belirlenmiş bir yaşın doldurulmasıyla kazanılır.

Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre 18 olan rüşt yaşı, yabancı hukuk düzenlerinde 18-25 arasında değişir. Yargısal rüşt 15 yaşını tamamlayan küçüğün kendi rızası ve ana babasının izni üzerine asliye mahkemesinin kararıyla gerçekleşir. Küçük vesayet altındaysa vasi de dinlenir. Evlenmeyle kazanılan rüşt TMK’ nın 11. maddesinde yer alan “evlenme kişiyi reşit kılar” hükmünden kaynaklanır. Evlilik sözleşmesi sırasında henüz rüşt yaşına ulaşmamış olan taraf, evlenme işleminin tamamlandığı anda reşit (ergin) sayılır.

Evliliğin ölüm, naiplik ya da boşanma nedeniyle sona ermesi, bu sonuç üzerinde bir etki yapmaz. Evliliğin butlanla sona ermesi durumunda ise kazanılmış rüştün korunması kişinin evlilik sözleşmesi konusunda iyi niyetli olmasına bağlıdır.

Şimşek, gökgürültüsü, yağmur ve rüzgâr gönderen gök ve hava tanrısı.

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language