Rütbe

, .

Osmanlı Devleti’nde ilk rütbeler Yeniçeri Ocağı’nda kullanıldı. Ocağın en yüksek rütbeli zabiti yeniçeri ağasıydı. Öbür kapıkulu ocaklarında da ast-üst sıralamasını gösteren rütbeler vardı. Örneğin Sipahi Ocağı’nın en yüksek rütbeli , Cebeci Ocağı’nın ki ise cebecibaşıydı. 19. yüzyıla değin seyfiyeden sayılan deniz kuvvetlerinde en yüksek rütbe kaptanı deryaydı.Onun altında kapudane, patrone, riyale gibi rütbeler bulunurdu. 1826’da Yeniçeri Ocağı kaldırılarak yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusu kurulunca subaylar için yeni bir rütbe sıralaması öngörüldü. Tanzimat döneminde kara kuvvetlerindeki 14 rütbeyi mülazim-i sâni, mülazim-i evvel, tabur kâtibi, yüzbaşı, sol kolağası, sağ kolağası, alay emini, binbaşı, kaymakam, miralay, mirliva, ferik, birinci ferik ve müşir oluşturuyordu. Deniz kuvvetleri rütbeleri de kara kuvvetlerine koşut biçimde düzenlenmişti.

Önemli bir komutanı onurlandırmak ya da kazanılan bir zaferi anmak ve yaşatmak amacıyla yapılan anıt.

 

İlmiye rütbeleri yargı (tarik-i kaza) ve eğitim (tarik-i tedris) sınıfları için farklıydı. Yargı sınıfında en yüksek rütbe Rumeli kazaskerliği, en alt rütbe kaza kadılığıydı. Eğitim sınıfında ise en alttaki hâşiye-i tecridden başlayarak darülhadise kadar 15 müderrislik rütbesi vardı. İlmiye rütbelerinde bekleme süresi, ara rütbeleri atlama ve yükselme koşulları kanunnamelerle düzenlenmişti. İlmiye rütbeleri Tanzimat’ın ilanından (1839) sonra da korunmakla birlikte, rütbe karşılığı arpalıklar kaldırılarak yerine rütbe maaşları getirildi. Kalemiye sınıfındakiler zabit ve kâtip olarak ikiye ayrılırdı. Menasıb-ı sitte (şıkk-ı evvel, şıkk-ı sâni ve şıkk-ı sâlis defterdarlıkları, defter eminliği, reisülküttablık ve nişancılık) denen rütbeler üst aşamaları oluştururdu.

Mülkiye sınıfında ise rütbe aşamaları aşağıdan yukarıya doğru hâmise, hâcegân, sâlise, sâniye sınıf-ı sânisi, sâniye sınıf-ı mütemayizi, ulâ sınıfı sânisi, ulâ sınıfı evveli, bâlâ ve vezirden oluşuyordu. I. Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonra mülkiye rütbeleri verilmemeye başladı. İlmiye, seyfiye ve kalemiye rütbeleri arasında da koşutluk sağlandı.

Cumhuriyet’in ilanından sonra rütbe yalnızca silahlı kuvvetlerde kaldı. Önceleri bazı rütbe adları (örn. ferik, müşir) Osmanlı dönemindekiyle aynıydı. Daha sonra bugünkü karşılıklarıyla değiştirildi. Bugün Türk. Silahlı Kuvvetleri’nde rütbeler üç sınıfa ayrılır. Erbaş rütbeleri onbaşı ve çavuştan oluşur. Astsubaylık çavuş, kıdemli çavuş, üstçavuş, kıdemli üstçavuş, başçavuş ve kıdemli başçavuş rütbelerine ayrılır. Subay rütbeleriyse asteğmen, teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbay, albay, tuğgeneral, tümgeneral, korgeneral ve orgeneraldir. Kara ve hava kuvvetlerindeki generalin karşılığı deniz kuvvetlerinde amiraldir. Orduda en yüksek rütbe sayılan mareşal ve büyük amiral rütbeleri ise savaşta olağanüstü yararlılıkları görülen sağ ya da ölmüş orgeneral ve oramirallere yasayla verilir.

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language