Sabbahiye

, , olarak da bilinir, mezhebinin tarafından temsil edilen kolu.

Fatımi halifesi Mustansır’ın önce büyük oğlu Nizar’ı, sonra da küçük oğlu Mustali’yi veliaht ataması, İsmaililerin ikiye ayrılmasına neden oldu. Nizar’ın imamlığını benimseyenler İsmailiyenin Nizariye, Mustali’nin imamlığını benimseyenler ise kolunu oluşturdular. O sırada Mısır’da bulunan Hasan Sabbah, Nizar’ın imamlığını benimseyenlere katıldı ve İran’a döndükten sonra çalışmalarını Nizar’ın adına sürdürdü. Belli bir güce ulaştıktan sonra Kazvin bölgesinde, Rudbar vadisi yakınındaki sarp kayalıklarda kurulu Alamut Kalesi’ni üs edindi. Teferrüs (dikkatli inceleme), te’nis (alıştırma), teşkik (kuşkuya düşürme), ta’lik (ileriye bağlama), rabt (bağlama), tedlis (gizleme), tesis (kurma), hal (çıkarma) ve selh (soyma) aşamalarından oluşan Batıni davet yöntemiyle kendisine bağladığı insanlardan bir ordu oluşturarak bütün Alamut çevresini egemenliği altına aldı. Davet çalışmalarına karşı çıkan kişilere yönelik suikast ve terör eylemleri için özel fedailer (Fedaiyun) yetiştirdi. Haşhaşla uyuşturarak düzmece bir Cennet yaşamı tattırdığı bu fedailer istenen her işi yerine getiriyorlardı. Ünlü Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk, Ebw’Kasım bin İmami’l-Harameyn,; el-Kadi Ebwl-Ala Said bin Ebi Muhammed enNişaburi, Sultan Sencer’in veziri Fahrü’lMülk, Ubeydullah bin Ali el-Hatibi Sabbahiye fedailerinin suikastları sonucu yaşamlarını yitirdi.

Hıristiyan geleneğinde Yeni Ahit’teki üç mektubun, dördüncü sırada yer alan İncil’in yazarı

 

Büyük Selçuklu sultanı Melikşah, Alamut üzerine birçok kez ordu gönderdi, ama kesin bir başarıya ulaşamadı. Muhammed bin Melikşah da Sabbahilere karşı yürüttüğü savaşta bir sonuç alamadı. Hasan Sabbah’ın ölümünden (1124) sonra Sabbahiler bölgedeki varlık ve egemenliklerini 13. yüzyıl ortalarına değin sürdürdüler. Bu egemenliğe Hulagu Han tarafından son verildi (1256). Bundan sonra Sabbahiye tasavvufi bir öğreti biçimini aldı. İsmailiye.

Sen de birkaç kelam et...

Select Language