Sadabad

Sadâbad, Lale Devri’nde İstanbul’da Kâğıthane Deresinin Haliç’e doğru uzandığı düzlükteki eğlence yerine Lale Devri’nde verilen ad (1718-30). (Farsçada: “yüz bayındır yer”)

Kâğıthane Deresi kıyıları, Lâle Devri’nden önce de İstanbulluların özellikle Hıdrellez’ de çok gittikleri bir piknik ve eğlence yeriydi. Haliçten kayıklarla, karadan da arabalarla ulaşılan bu sulak ve ağaçlıklı düzlük oldukça bakımlıydı. Üstünde padişaha ve devlet adamlarına ait dinlenme ve av köşkleri vardı, Her yıl burada yapılırdı. 17. yüzyılda İstanbul’da yaşanan ekonomik ve sosyal bunalımın sonucunda, Kâğıthane ve Haliç bu özelliklerini büyük ölçüde yitirdi.

III. Ahmed (hd 1703-30) ve , İstanbul un imarı çalışmaları içinde buraya öncelik verdiler. Alibeyköy’de adıyla küçük bir saray, yanına da Sadâbad Camisi ve bir hamam yapıldı. Mermer sütunlar üstüne oturtulan iki katlı köşkün üst katında toplu eğlenceler için geniş bir divanhane ve sofalar vardı; Paris’teki Fontaineblau Sarayı’ndan esinlenilerek yapılmıştı. Çevre düzenlemelerinde de Paris’ten getirtilen plan uygulandı. Kâğıthane Deresinin yatağı değiştirildi ve iki yanına mermer rıhtımlar yapıldı. Bir ana kanalla küçük kanallar, gerideki koruluktaki küçük gölcüklere ve havuzlara bağlandı. Vezirler, zenginler ve seçkin kişiler park alanında birer köşk yapmaya özendirildi. Sayıları yüz dolayında olan bu köşklerin, , , , , , Kası-ı Nevpeyda gibi adları vardı.

II. Mustafa’nın oğlu, Patrona Ayaklanması’yla çekilmek zorunda kalan III. Ahmed’in yerine tahta çıkan 24. Osmanlı Padişahı.

 

Osmanlı yönetimi halkı siyasal ve ekonomik sorunların dışında tutabilmek için, bu yeni eğlence alanında Hıdrellez dışında da sık sık eğlenceler düzenlenmesine ön ayak oluyordu. Bayramlar, cülus yıldönümü, şehzadelerin doğumu, önemli kişilerin evlenmesi vb nedenlerle Sadâbad ilkbahar başından sonbahara değin dolup taşıyordu. “” denen eğlenceler, İstanbul halkının günlük yaşamı içine girdi. Köşklerdeki görkemli şölenlerin ardından parkta, padişahın ve vezirlerin de izlediği çeşitli gösteri ve oyunlar düzenleniyordu. Çağdaşlaşmaya yönelik reformlara karşı oldu, egemen sınıfın tutucu kanadı, sâvurganlığa ve ahlaksal değer yargılarının değişmesine yol açtığı gerekçesiyle bu eğlencelere karşı çıktı. ’nın yönetime yönelttiği başlıca suçlamalar arasında Sadâbad eğlenceleri de vardı. Bu nedenle de ayaklanmadan en çok bu çevre zarar gördü. Ayaklanmacılar, I. Mahmud’dan zorla aldıkları fermanla Sadabad köşklerini yıktılar. 1740’tan sonra bu çevrede başlatılan imar ve onarım çalışmaları, önceki güzelliği sağlayacak boyutta olmadı. Abdülaziz (hd 1861-76) Çağlayan ve İmrahor kasırlarını yeniletti. 20. yüzyılda küçük sanayi tesisleri için Kâğıthane’nin uygun görülmesi, tarihsel birikimin yok olması sonucunu getirdi.

Sen de birkaç kelam et...

Select Language