Safeviler

Safeviler, 1502-1736 arasında İran’da hüküm süren ve Şiiliği devlet dini haline getirerek ülkede birleşik ulusal bilincin doğmasında önemli rol oynayan hanedan. (Erdebiliye) tarikatının önderi ’nin (1252-1334) soyundan gelmekle birlikte yaklaşık 1399’da Sünnilikten vazgeçerek Şiiliği benimsemişlerdir.

Erdebil Şafiilerinin önderi 1. İsmail bin Haydar yöredeki Türkmenlerden ve yerleşik dine karşı çıkan öbür kabilelerden destek sağlayarak Akkoyunlulardan Tebriz’i aldı ve Temmuz 1501’de Azerbaycan şahı olarak tahta çıktı. Mayıs 1502’de de İran şahı olan I. Ismail, izleyen 10 yılda İran’ın büyük bölümüne egemen oldu. Ayrıca Bağdat ve Musul’u ilhak etti. Ele geçirdiği topraklarda Sünniliğin çok yaygın olmasına karşın Şiiliği devlet dini olarak ilan etti.

I. İsmail Ağustos 1514’te Çaldıran’da Sünni Osmanlı sultanı I. Selim (Yavuz) karşısında ağır bir yenilgiye uğradı. Bu tarihten sonra Safevilerin Sünnilere karşı mücadelesi batıda Osmanlılarla, kuzeydoğuda da Özbeklerle sürekli savaşlara ve İranın Kürdistan bölgesinin, Diyarbakır’ın ve Bağdat’ın yitirilmesine yol açtı. Önce geçici olarak İsfahan’a taşınan Safevi başkenti 17. yüzyılın başlarından sonra hep orada kaldı.

(hd 1524-76) döneminde önemli ölçüde zayıflayan İran, onun ardından gelen yetersiz hükümdarların yönetimi altında da Türkmen akıncıların şiddetlenen saldırılarına karşı koyamadı. 1588’de Sultan Muhammed Şah (Muhammed Hüdabende) tahttan indirilerek yerine oğlu I. Abbas (Büyük) getirildi. Askeri gücünün sınırlarını gören I. Abbas, saldırılarını Özbeklere yöneltmek üzere 1590’da Osmanlılarla barış antlaşması imzalayarak İran’ın batı ve kuzeybatısında geniş toprakları Osmanlılara bıraktı. Ama Özbeklere karşı da önemli bir başarı sağlayamadı. 1599’da orduda büyük bir reforma girişerek bu iş için İngiliz ’yi görevlendirdi. Yeni kurulan Avrupa tarzı sürekli ordu gulam, tüfenkçi ve topçu birliklerinden oluşuyor, maaşlar devlet hazinesinden ödeniyordu.

Abbas 1603’ten sonra yeni ordusuyla Osmanlılara karşı bir dizi başarılı sefere girişerek kaybettiği toprakları ve Bağdat’ı geri aldı. 16. yüzyılın başlarında Basra Körfezinde Hürmüz Adasını ele geçirmiş bulunan Portekizli tüccarları da ülkeden kovdu (1602, 1622). Hükümdarlığı sırasında İran güçlü bir devlet haline geldi. Batıyla ticaretin yanı sıra üretim de arttı, yeni yollar yapıldı, başkent Isfahan, Safevilerin mimari başarısını simgeleyen , , , , Meydan-ı Şah gibi görkemli yapılarla süslendi. Safeviler Şiiliğin ateşli savunucusu olmalarına karşın Hıristiyanlara hoşgörülü davrandılar, misyonerlere ve kiliselerin yapılmasına izin verdiler.

Şah I. Abbas’ın ölümünden (1629) sonra Safevi hanedanı yüzyıldan fazla varlığını korudu, ama Şah II. Abbas dönemi (164266) dışında sürekli gerilediği görüldü. Osmanlı padişahı IV. Murad’ın Revan ve Bağdat’ı geri almasından sonra yapılan ’yla (1639) Safeviler Irak ve Doğu Anadolu’daki toprak taleplerinden vazgeçtiler. Isfahan 1722’de Kandehar Gilzailerinin eline geçti. 1729’da Şah II. Tahmasb, Isfahan’ı geri alarak tahta çıktıysa da 1732’de Afşar komutanlarından (sonradan ) tarafından tahttan indirilerek sürgüne gönderildi.

Sen de birkaç kelam et...

Select Language