Safiyyüddin Urmevî

Safiyyüddin Urmevî, özellikle Kitabü’-Edvar adlı yapıtında açıkladığı perde sistemiyle, İslam dünyasına müzik kuramı alanında yeni ufuklar açan Türk asıllı müzikçi (d. 1237 Safo 602 ö. 18 Ocak 1294, Isfahan).

Ailesi, Güney Azerbaycan’daki Urmiye (eskiden Rızaiye) kentindendi. Taşıdığı Urmevi lakabı buradan gelir. Müzik, hat ve edebiyat gibi sanatların yanı sıra, fizik, matematik ve tarih gibi bilimleri de kapsayan çok iyi bir eğitim gördü. Son Abbasi halifesi Mustasım’ın döneminde müzikçi, nedim ve kitaplık yöneticisi olarak saraya alındı. 1258’de Bağdat’ı alan Hulagu’nun hizmetine girdi. Bir süre sonra Irak’taki İlhanlı genel valisi Şemseddin Cüveyni’nin oğulları Bahaeddin Muhammed ve Şerefeddin Harun’un eğitimiyle görevlendirildi. Kısaca Şerefiyye olarak bilinen ünlü Risaletü’ş-Şerefiyye fi’n-Nisâbi’t-Telifiyye adlı yapıtını Şerefeddin Harun’a ithaf etti.

Kitabü’-Edvar ve Risaletüş-Şerefiyye gibi müzik kuramına ilişkin kitaplarıyla tanınan Ürmevi, Batılı müzikbilimciler tarafından Sistemci Okul’un kurucusu sayılır. Bu okul Ürmevi’den sonra onun yapıtlarına şerh yazan ya da oluşturdukları kuramların ana çizgilerinde ona bağlı kalan Müslüman müzik kuramcılarını kapsar. Bu kuramcıların en ünlüleri , Mevlânâ Mübarek Şah, Fahreddin Hucendi, Muhammed bin Mahmud el-Amili, Abdülkadir Meragi ve Ladikli Mehmed Çelebi’dir.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Cingöz Recai, Yalnızız gibi eserleri olan Türk edebiyatının öncülerinden gazeteci ve yazar

 

İslam dünyasında kendinden önceki müzik kuramcıları, çoğunlukla Eski Yunanlı kuramcıların yapıtlarını çevirip açıklamakla yetindikleri halde Urmevi, İslam müziği ıskalasındaki sesleri belirlemek için yeni yöntemler uyguladı ve bir sekizlide 17 aralık ve 18 perde saptadı. Yazılı olarak ilk kez onun tarafından dile getirilen bu sistemin daha önceleri de bilindiğini ileri süren müzikbilimcilerin yanı sıra, bunun Urmevi” nin buluşu olabileceğini belirtenler de vardır. Urmevi’nin sisteminin etkisi yüzyıllar boyunca çok büyük olmuştur. 19. ve 20. yüzyıl Türk kuramcıları bile onun sisteminden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Urmevi Isfahan’da bulunduğu sırada “nüzhe” ve “mugni” adlı iki çalgı icat etmiştir. Bunların ilki santura, ikincisi uda benzer. Urmevi ilk yapıtının sonunda ebced notasıyla yazılmış birkaç bestesinin notasını vermiştir. Bunlar Ortadoğu ve İslam müziklerinin bilinen en eski örnekleridir. Urmevi’nin günümüze ulaşabilen yapıtlarından biri de, aruz üzerine yazdığı Fi Ulümü’lAruz ve’l-Kavğfi ve’l-Badi’dir.

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language