Sahaflar Çarşısı

Sahaflar Çarşısı, İstanbul’da Beyazıt semtinde eski kitap alım satımı yapılan çarşı. Matbaanın kurulmasından önce cami avlularında yapılan kitap alım satımı, medrese öğrencilerinin kitap gereksinmelerini karşılamaya yönelik bir ticaretti.

İstanbul’da Kapalıçarşı’nın yapılmasından sonra burada kendilerine ayrılan dükkânlara yerleşen kitap satıcıları, çok geçmeden bir lonca oluşturdular. Sahaf dükkânlarının yanında, kitap üretiminde kullanılan mürekkep, kâğıt, divit vb şeyleri satan dükkânlar açıldı. Evliya Çelebi’nin ’sine göre 17. yüzyılda sahaf dükkânı sayısı 50, ulema hizmetindeki sahaf esnafı sayısı 300 idi. Sahaflar bazı kitapları hattatlara yazdırdıkları gibi, ölen kişilerin mirasçılarınca satılmak üzere getirilen kitapları da sahaflar şeyhinin denetiminde düzenlenen müzayedelerle alıp satıyorlardı. Avrupa’dan gelen ve III. Murad’ın fermanı uyarınca satışı serbest olan basma kitaplar ilgi görmedi. Buna karşılık, İstanbul’da değerli kitapların azalmasına yol açtığı gerekçesiyle, dışarıya kitap satışının yasaklandığı dönemler oldu. 1716’da Şehit Ali Paşa’nın başka ülke ve şehirlere kitap gönderilmesini yasakladığı bilinmektedir.

Sultan İsa Medresesi olarak da bilinen, Mardin’de yer alan tarihi Artuklu medresesi

 

Zamanla halkın basma kitaplara ilgi duyması sonucu, sahaflar önce ’de, sonra başka özel matbaalarda kendi adlarına kitap bastırdılar. Bazı sahaflar da taş baskı yöntemiyle kitap basan matbaalar kurdular. 1894 depremi Kapalıçarşı’da büyük yıkıma yol açtığından, bazı sahaf dükkânları ’na taşındı. Bugünkü Sahaflar Çarşısı’nın yerindeki ’nın fes ticareti yapan Tunuslu esnafı ise Kapalıçarşı’ya gitti. II. Meşrutiyet’in ilanı (1908) sırasında ’nda 55, Kapalıçarşı’da 18, Beyazıt’ın çeşitli yerlerinde 20 sahaf ve kitapçı vardı. ’ndakilerin bir bölümü aynı zamanda yayımcı ya da basma kitap satıcısıydı. I. Dünya Savaşı sırasında Talât Paşa bütün kitapçıları aynı yerde toplamak amacıyla, Kapalıçarşı ile arasındaki Çadırcılar Caddesi’ni kamulaştırıp modern bir sahaflar çarşısı kurmak istediyse de bu tasarı gerçekleşmedi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında ’na sahaflar artık iyice yerleşmiş ve burası Sahaflar Çarşısı adını almıştı.

Ocak 1950 başında çıkan bir yangın, çarşıdaki 15 ahşap dükkânın yanmasına yol açtı. Bunun üzerine çarşı belediyece kamulaştırıldı, yeniden kâgir dükkânlar yaptırılarak sahaflara kiraya verildi. 1981’de belediye, çarşı içinde sergi açanlar için 19 küçük ahşap dükkân daha yaptırdı. Sahaflar Derneği’nin de katkısıyla çarşıya ’nın bir büstü ve eski baskı taşlarının sergilendiği vitrinler kondu. Günümüzde çarşıya çok az sayıda eski kitap geldiğinden, burası giderek bir “kitapçılar çarşısı”na dönüştü.

Sen de birkaç kelam et...

Select Language