Said Halim Paşa

Sait Halim Paşa, 12 Haziran 1913 – 3 Şubat 1917 tarihleri arasında, fiili gücün ve özellikle de Talat Paşa – Enver Paşa – Cemal Paşa üçlüsü elinde olduğu bir dönemde sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı, sadrazam (d. 19 Şubat 1863, Kahire ö. 6 Aralık 1921, Roma).

Kahire’de özel öğretmenlerce eğitildi. İsviçre’de sosyal bilimler alanında yüksek öğrenim yaptıktan sonra İstanbul’a gitti. 1888’de üyesi, 1900’de Rumeli beylerbeyi oldu. Ülke dışındaki muhalefetle ilişkisi olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya uğrayınca Avrupa’ya, oradan da Mısır’a geçti (1902). İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin merkez komitesi üyeliğine getirilmesine (1906) karşın, örgütün çalışmalarında etkin bir rolü olmadı. II. Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonra İstanbul’a döndü. Kasım 1908’de Heyet-i Ayan üyeliğine getirildi.

Ocak 1912’de Şüra-yı Devlet reisi oldu. Temmuz 1912’deki kongrede İttihat ve Terakki’nin başına geçti. 27 Ocak 1913’te kabinesinde hariciye nazırlığını üstlendi. ’nın öldürülmesi (11 Haziran 1913) üzerine hariciye nazırlığını da sürdürmek üzere sadrazamlığa atandı.

Türbesi Türkiye’de olmayan tek padişah

 

Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’na kendisinden habersiz bir oldu bittiyle sokulduğunu öne sürerek istifa etmek istediyse de baskılar nedeniyle bundan vazgeçti. Ekim 1915’te İttihat ve Terakki yönetiminin müdahalesiyle hariciye nazırlığını Halil Bey’e (Menteşe) bırakmak zorunda kaldı. Örgütle olan anlaşmazlığının büyümesi üzerine Şubat 1917’de sadrazamlıktan ayrıldı.

’nin (30 Ekim 1918) imzalanmasının ardından kovuşturmaya uğradı ve tutuklanarak Malta’ya sürüldü (Haziran 1919). İki yıl sonra serbest bırakılınca İstanbul’a dönme isteği geri çevrildi ve İtalya’ya yerleşmek zorunda kaldı. Orada bir Ermeni komitecinin silahlı saldırısı sonucunda öldü. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Sultan Mahmud Türbesi’nde toprağa verildi.

20. yüzyıl Osmanlı düşünce hareketlerinin gelişmesine de katkıda bulunan Said Halim Paşa, Tanzimat sonrası sorunları irdeleyen, batılılaşma tutkusunu eleştiren ve İslami temellerin çağdaş bir yorumla yeniden canlandırılmasını öneren yapıtlar vermiş, hemen tümünü Fransızca yazdığı bu yapıtlar Türkçeye çevrilerek yayımlanmıştır. Başlıca yapıtları Mukallidliklerimiz (1910), Meşrutiyet (1913), Buhran-ı İçtimaimiz (1916), Buhran-ı Fikrimiz (1917, 1921), Taassub (1917), İnhitat-ı İslam Hakkında Bir Tecrübe-i Kaleimiye (1918), Buhranlarımız (1919, 1973), İslamlaşmak (1921, 1965), The Reform of Muslim Socieiy (1967; İslam Toplumunda Reform) ve Ânılar’dır (1977).

 

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language