Sir Joshua Reynolds

, 18. yüzyıl’da yaşamış İngiliz ressam, portre çizme konusunda uzmanlaşmıştır. ’nin kurucusu ve ilk başkanıdır (d. 16 Temmuz 1723, Plympton, Devon ö. 23 Şubat 1792, Londra, İngiltere).

Sanatı ve eğiticiliği ile İngiliz sanatını öyküsel resim geleneğinden kara Avrupa’sının etkileyici görkemli üslubuna doğru yöneltmiştir.

Rahip olan babasının ders verdiği Plympton Grammar School’da eğitim gördü. Yaşamı boyunca süren edebiyat ilgisi bu dönemde okuduğu klasik yapıtlarla başladı. İngiliz portre ressamı Jonathan Richard son’ın yazılarından etkilenerek ressam olmaya karar verdi. 1740’ta Londra’ya giderek Richardson’ın öğrencisi ve damadı ’ın yanına girdi. 1743’te Devon’a dönerek Plymouth’ta denizci portreleri yapmaya başladı. Bu yapıtların pek başarılı olmadığını görünce 174te yeniden Londra’ya gitti ve eski’ ustaları incelemeye başladı.

1746’da Devon’a döndükten sonra yaptığı “Eliot Ailesi”, Reynolds’ın Flaman ressam Antony Van Dyck’ın büyük boyutlu “Pembroke Ailesi” (1634-35, Wilton Evi, Wiltshire) adlı resmini iyice incelediğini gösterir. Reynolds 1749’da Minorka’ya, ardından Roma’ya gitti ve burada iki yıl kalarak İtalyan ustaları inceledi. 16. yüzyılın Venedikli ustalarının kullandıkları renkler ve ışık-gölge dengeleri, üzerinde kalıcı etkiler bırakmıştı.

Ultramodern satranç okulunun önde gelen temsilcilerinden, Satrancın Ustaları kitabının da yazarı Macar satranç ustası

 

Lady Chambers

Reynolds 1753’te Londra’ya yerleşti. Artık tanınmış bir ressamdı. Aldığı portre siparişlerini karşılayabilmek için 1759’te atölyesinde yardımcı kullanmaya başladı. “Saygın Augustus Keppel” (1753-54, Ulusal Denizcilik Müzesi, Greenwich) adlı resminde görüldüğü gibi ilk dönem Londra portrelerinde canlı ve doğal bir hava vardı. Modelini deniz kıyısında betimleyerek İngiliz portire geleneğinde bir yenilik başlatmıştı.

1760’tan sonra Reynolds’ın üslubu gittikçe klasikleşti. 17. yüzyıl Bologna okulunun barok ressamlarının etkisine girdikten sonra yaptığı portreler daha biçimsel bir görünüm aldı ve eski sıcaklığını yitirdi.

1760’tan önce İngiltere’de güncel sanat sergileri açılmıyordu. Kurulmasında Reynolds’ın da çaba gösterdiği Sanatçılar Derneği bu tarihten sonra birçok başarılı sergi düzenledi. 1768’de Kral III. George’un korumasında Kraliyet Akademisi kuruldu. Yapıtlarının sarayda fazla tutulmamasına karşın, Reynolds akademi başkanlığına getirildi ve kendisine “sir” unvanı verildi. 1769’dan sonra hemen hemen bütün önemli yapıtları akademide sergilendi.

Reynolds 1781’de gittiği Flandre ve Felemenk’te Peter Paul Rubens’in yapıtlarını inceledi. 1786 tarihli “Devonshire Düşesi ve Kızı” (Chatsworth Evi, Derbyshire) adlı resmi Rubens’in geç dönem yapıtlarının zengin yüzey dokusunu yansıtır.

Reynolds’ın tekniği her zaman başarılı değildir. Örneğin Italya gezisinden sonra Tintoretto ve Tiziano’nun etkisiyle insan tenindeki pırıltılı etkiyi elde etmek için kullandığı saydam sırın altındaki pigmentler kalıcı olmamıştır. Birçoğu daha o hayattayken solmuş, yüzler soğuk bir beyazlığa bürünmüştür. Reynolds eski ustaların pek çok çizimini toplamıştır, ama kendisi iyi bir çizim ustası olamamıştır. Discourses Delivered at the Royal Academy (1769-91; Kraliyet Akademisi Konuşmaları) adlı kitabındaki yazıları, döneminin değerli sanat eleştirileri arasındadır.

Augustus Keppel

ÖBÜR ÖNEMLİ YAPITLARI. “Lady Chambers” (1752, Kenwood Evi, Londra), “Nelly O’Brien” (1760-62, Wallace Koleksiyonu, Londra), “Bayan Richard Hoare ve Oğlu” (1767-68, Wallace Koleksiyonu, Londra), “Dr. Samuel Johnson” (1770-80, Tate Galerisi, Londra), “William Robertson” (1772, İskoçya Ulusal Portre Galerisi, Edinburgh), “Lady Bamtylde” (1776-77, Tate Galerisi, Londra), “Lady Elizabeth Delme ve Çocukları” (1777, Ulusal Sanat Galerisi, Washington, D. C.), “Melek Başları” (1787,

No Responses

  1. uzman06 16 Ekim 2019

Sen de birkaç kelam et...

Select Language