Tadeusz Mazowiecki 48

Tadeusz Mazowiecki

, içinde etkin görev alan ve Doğu Avru­pa’da 1940’lar sonrasındaki dönemin ko­münist olmayan ilk başbakanı, gazeteci, siyaset adamı (d. 18 Nisan 1927, P-fock, Polonya, ö. 28 Ekim 2013 Varşova, Polonya).

Varşova Üniversitesi’nde hukuk öğreni­mini tamamladıktan sonra gazetecilik mes­leğine atıldı. 1950’lerin ortalarında liberal genç Katolik aydınlar arasında seçkin bir yer edindi. 1958’de Wiez (Bağlantı) adlı bağımsız aylık Katolik dergisinin kurucu­ları arasında yer aldı ve 1981 ‘e değin der­ginin yayın yönetmenliğini üstlendi. 1970’lerde Polonya’daki antikomünist işçi militanları devletin baskılarına karşı koru­mayı amaçlayan İşçi Haklarını Koruma Komitesi’yle sıkı ilişkiler kurdu.

Ağustos 1980’de Gdansk kentindeki Lenin Tersaneleri’nde greve giden işçiler Dayanışma işçi hareketinin doğuşu yönün­de ilk kıvılcımı çaktı. Grevcilerin önde gelen danışmanlarından biri olarak hare­kete omuz veren Mazowiecki, grevcileri desteklemek üzere Polonyalı aydınları ha­rekete geçirmede önemli rol oynadı. 1981’de işçi hareketinin lideri tarafından Dayanışma Sendikası ‘nın yeni haftalık gazetesi Tygodnik Solidar­nocs’un birincı yayın yönetmenliğine geti­rildi. Hükümetin Dayanışma hareketini bastırmaya çalıştığı 1981-88 arasındaki dö­nemde Walesa’yla bağları daha da güçlendi.

Mazowiecki 1989 başlarında yürüttüğü arabuluculuk girişimleriyle hükümet ile Dayanışma’nın görüşme masasına oturma­sını sağladı. Bu görüşmeler Dayanışma’nın yeniden yasallaşmasını ve Polonya’da 1947’den sonraki en özgür genel seçimlerin düzenlenmesini getirdi. Hazirandaki genel seçimlerde Dayanışma’nın çarpıcı bır zafer kazanması üzerine, Polonya’nın komünist devlet başkanı General bu gelişmeye boyun eğerek Walesa’nın tavsiyesi doğrultusunda Mazo­viecki’yi başbakanlığa atadı. Dayanışma üyelerinin ve komünistlerin yanı sıra küçük partilerin temsilcilerine de yer veren koalisyon hükümeti 24 Ağustos’ta göreve başladı.

Mazowiecki başbakan olarak serbest pi­yasaya dayalı bir ekonomiye geçişi sağla­ma yönünde köklü reformlara girişti. Fiyat denetimlerini, sübvansiyonları ve merkezi planlamayı büyük ölçüde ortadan kaldırır­ken, bir yandan da işletmeleri özelleştir­me, kararlı bir konvertibl para sistemi kurma ve enflasyonu aşağı çekme amacıy­la ücret artışlarını sınırlı bir düzeyde tutma yoluna gitti. Bu önlemler sayesinde ülke­deki tüketim malları piyasasına istikrar ge­tirmeyi, ihracatı artırmayı ve devletin mali durumunu düzeltmeyi başardı. Ama bun­ların bedeli olarak işsizliğin hızla yüksel­mesini ve gerçek ücretlerin düşmesini ön­leyemedi. Halkın bu olumsuz sonuçlar nedeniyle hükümete duyduğu tepki Jaru­zelski’nin yerine geçecek kişiyi belirlemek üzere Aralık 1990’da yapılan cumhurbaş­kanlığı seçiminde belirgin biçimde ortaya çıktı. Walesa’nın kazandığı yarışta ancak üçüncü olabilen Mazowieckı başbakanlık görevini 4 Ocak 1991’de J. K. Bielecki’ye bıraktı.

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language