Yörükler

Yörükler, Anadolu ve Rumeli’de hayvancılıkla uğraşan .

Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkmen topluluklarının göçebe yaşamı yeğleyen ve yalnızca koyun yetiştirenleri, büyük olasılıkla 13. yüzyılda Yörük olarak anılıyordu. Anadolu Beylikleri bunlardan küçük askeri bölükler oluşturdular. Osmanlı döneminde Anadolu’daki Yörüklerin önemli bir bölümü Rumeli’ye göç ettirildi. Fatih Kanunnamesi’nde Yörüklere. reayaya göre bazı vergi bağışıklıkları tanınmıştı. Bu ayrıcalıklar Yörüklerin reaya olmasını önlemiş, bazı yasaklar ve sınırlamalar da reayanın Yörükler arasına karışmasını engellemiştir. Fatih Kanunnamesi’nde Yörüklerin ağnam resmi yükümlüsü oldukları, bedensel ve askeri yükümlülükleri bulunduğu belirtilmiştir. Yörükler, Divan-ı Hümayun’dan beratlı çeribaşılar tarafından yönetilirdi.

Bulundukları yerlerin kadılarının  verdiği cezaları da çeribaşılar uygulardı. Yörüklerin geçtikleri yerlerde ne kadar kalabilecekleri, hangi yolları kullanabilecekleri, yaylak ve kışlak alanları belirlenmişti. Anadolu’daki Celali Ayaklanmaları, bu ayaklanmayı izleyen iç çalkantılar ve ekonomik bunalımlar Anadolu’daki Yörüklerin düzeninin bozulmasına yol açtı. Buna karşın Yörükler eski yaşam biçimini belirli ölçüde korudular. Günümüzde Yörüklerin çoğu Toroslar’da, bazısı da Batı Anadolu’da yaşamaktadır. Bunlar hayvancılığın yanı sıra halıcılık, kilimcilik, demircilik vb. el sanatları ve tarımla uğraşırlar, çoğu Alevi’dir.

Örgütlü sistemlerin yönetimini bilimsel yöntemlerle belirlemeye dayanan disiplin

 

I. Bayezid (Yıldırım) ve II. Mehmed (Fatih) dönemlerinde Balkanlar’da iskân edilen Rumeli Yörükleri, İstanbul’un batısından Bulgaristan ve Sırbistan’a, Tuna kıyılarına, Bender (Benderi) ve Akkerman’a (bugün Belgorod-Dnestrovski, Ukrayna) kadar geniş bir bölgede askeri bir düzen içinde yaşıyorlardı. Fatih Kanunnamesi, bunların ayrı bir sınıf olarak örgütlendiğini, Rümeli’deki yaşam biçimlerini ve askerlik yükümlülüklerini gösteren en eski belgeydi. Rumeli Yörükleri bağlı oldukları yerlere göre adlandırılırdı. Bunlar 30’ar kişilik ocaklar oluşturur, her ocaktaki beş kişi eşkinci (fiilen sefere giden), kalan 25 kişi yamak sayılırdı. Sefer çıkınca yamak kalanlar, eşkincilere her sefer sırasında 50’şer kuruş bac verir (bu nedenle yamaklara “” de denirdi), buna karşılık avarız türü vergileri ödemezlerdi. Her bölgede bir Yörük beyi () vardı. Bunlar zeamet sahibiydi. Sefer çıkınca eşkincilerini alıp Rumeli beylerbeyinin bayrağı altında toplanırlardı. Yörük beylerinin dirlik dereceleri farklıydı. Rumeli Yörükleri, Rumeli Eyaleti içinde ayrı bir sancak oluştururlardı.

Rumeli Yörüklerinin düzeni 17. yüzyıl sonlarına doğru bozulmaya başladı. Bunları evlad-ı fatihan yaparak disiplin altına alma girişimleri de uzun vadede olumlu bir sonuç vermedi. 1845 tarihli bir fermanla Yörüklerin askeri düzeni sona erdirildi. Günümüzde Balkanlar’daki Ograzden Dağlarının güney eteklerinde hayvancılıkla uğraşan Rumeli Yörükleri geleneklerini, dillerini ve ekonomik yapılarını korumaktadırlar.

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language