Yuhanna İncili

, ’teki dört İncil den sonuncusu. Sinoptik (Yunanca synoptikos: “bir arada görülmüş” sayılmayan tek İncil’dir. Havari Yuhanna tarafından yazıldığı kabul edilirse de yazarının kimliği konusunda pek çok tartışma vardır. Dili ve gelişkin bir ilahiyatı temel alması, yazarının Yuhanna’dan sonra yaşamış ve onun öğretilerinden yararlanarak metni kaleme almış olabileceğini düşündürür. Ayrıca Hz. İsa nın yaşamına ilişkin birkaç bölümün öteki İnciller’deki sırayı izlememesi ve son bölümün sonradan eklenmiş gibi durması nedeniyle, metnin ayrı zamanlarda, ayrı kişilerce yazılmış bölümlerden oluştuğu öne sürülmüştür. İncil’in yazıldığı yer ve tarih de belli değildir. Birçok araştırmacı, öğretiyi Helenistik kökenli Hıristiyanlara aktarmak amacıyla İS y. 100’de Ephesos’ta (Efes) yazıldığını kabul etmektedir.

Yuhanna İncili, öteki İnciller’den birkaç noktada ayrılır; Öbürlerinden farklı bir zaman dilimini kapsar. İsa’nın peygamberliğinin büyük bölümünün Yahuda’da geçtiğini belirtir ve İsa’yı ilahiyat konularında uzun söylevler verirken betimler. Ama asıl farklılık, bu İncil’in yöneldiği genel amaçtadır. Yazar, İsa’nın birçok simgesel eylemini yazmamayı yeğlediğini, bunların yerine okuyucuların, Mesih’in kilisesinin gizemli birliğini kavrayıp paylaşabilmeleri için özellikle belirli olayları aktardığını belirtir. Anlatıya bu amaç egemendir ve bir tür mistik simgesellik ile bedenleşmenin gerçekliği üzerinde de ısrarla durur. İncil, bedenleşme konusunda açıkça Tekvin’i çağrıştıran bir deyişle başlar: “Başlangıçta Söz vardı ve Söz Tanrı’ylaydı ve Söz Tanrı’ydı”. Yazar sürekli olarak İsa’nın davranış nedenlerine açıklık getirmek için yorumlar yapar. İsa nın bazı mucizelerini, örneğin öbür İnciller’de de yer alan 5 bin kişinin doyurulmasını (6: 1-15), daha derin bir tinsel gerçeğin simgesi olarak açıklar; “” (6:35). Yuhanna İncili’nde İsa, Markos İncili’ndeki gibi hep kimliğini gizlemez, kendini açıkça Tanrı’nın Oğlu olarak tanıtır. Dolayısıyla, Yuhanna İncili’nde yalnızca bir dizi olayaktarılmakla kalınmamış, çeşitli ayrıntılar öne çıkarılarak bu olayların ilahiyat açısından sistemli bir yorumuna ulaşılmıştır.

Hıristiyan geleneğinde Yeni Ahit’teki üç mektubun, dördüncü sırada yer alan İncil’in yazarı

 

Sen de birkaç kelam et...

Select Language