Yunanca

Yunanca, Yunanistan’da konuşulan Hint Avrupa dili. İÖ 14. yüzyıldan günümüze değin 34 yüz yıllık uzun bir geçmişi vardır. Yazılı belgeler açısından da zengin bir tarihe sahiptir.

Yunanca Evreleri

Bugün yazılan ve konuşulan Yunancanın tarihi dört evrede incelenebilir. Bunlardan ilki olan Antik ya da Eski Yunanca kendi içinde ve Klasik Yunanca olmak üzere iki döneme ayrılır. Miken Yunancası (İÖ 14-12. yüzyıl), Lineer B denen hece yazısıyla yazılırdı. Klasik Yunanca ise (İÖ 8-4. yüzyıllar) Yunan alfabesinin benimsenmesiyle aynı döneme rastlar. Alfabe kavramı, özellikle de ünlü sesleri belirten beş harfin geliştirilmesi, Yunanlıların getirdiği bir yeniliktir. Latin alfabesi ve dünyanın birçok ülkesinde kullanılan çeşitli yazı sistemleri bu alfabeye dayanır. Eski Yunancanın ardından İÖ 4. yüzyıldan İS 4. yüzyıla değin uzanan Helenistik dönem Yunancası ya da Koine gelir. Bunu da İS 5-15. yüzyılları kapsayan Bizans Yunancası izler. Büyük edebiyat yapıtları bu dönemlerde ortaya çıkarılmış ve tümüyle asıllarına uygun olmayarak da olsa bu sırada kopya edilmiştir. Özgün metinler bu dönemlerden beri kayıptır.

Yunancanın dördüncü evresi 15. yüzyıldan bugüne uzanan Modern ya da Çağdaş Yunancadır. Bu dönemin yazı ve konuşma dili bazı değişikliklerle günümüze değin gelmiştir. Birçok dil gibi Çağdaş Yunanca’nın da birkaç lehçesi vardır. Helenistik dönem öncesinde Batı, Eolis, İon-Attika ve Arkadia-Kıbrıs gibi çok sayıda lehçe öbeği varken, bu dönemde bir İon-Attika lehçesinin egemen olmasıyla bu sayı azalmıştır. İÖ 8. yüzyılda da Dor akınları ve bunu izleyen kolonileşme dönemi yerel lehçelerin birbirine iyice karışmasına neden olmuştur. Ama büyük edebiyat yapıtlarının birçoğu çeşitli lehçelerde verilmiştir. Örneğin Homeros destanları Eolis ve İon lehçelerinin bir karışımıyla, koral lirikler ise Dor lehçesiyle yazılmıştı. Herodotos ve Hippokrates’in yapıtları İon lehçesinde, Thukydides ve Platon’unkiler ise aynı zamanda tragedya diyaloglarında da kullanılan Attika lehçesindeydi.

Yunanca konuşma dilinin kendi içinde pek farklılaşmamış bir biçimi olan Koine (ortak dil) ya da Helenistik dönem Yunancası, bir siyasal altüst oluş döneminin ve İskender’in imparatorluğunun ürünüydü. Bu dil daha önceki yerel lehçeleri birleştirmek ve yabancı dillerden yararlanarak karmaşık dil bilgisi kurallarını basitleştirmek gibi üstünlüklere sahip olmakla birlikte, Attikacılar olarak bilinen okula bağlı yazarlar bu dilin birtakım eksiklikleri olduğu görüşündeydi. Platon ve ’in kullandığı dilden ayrı olduğu için Attikacılar Koine’yi arı bir dil olarak görmüyorlar ve yazıda eski dilin kullanılmasını istiyorlardı. Sonunda onların önerisi benimsendi ve konuşma dili gelişimini sürdürürken Bizans Yunancası olarak bilinen yazı dili Attika geleneğine bağlı kaldı. Koine geliştikçe, yazı ve konuşma dilleri arasındaki uçurum da büyüdü.

Karşılaştırmalı devlet kuramı ilk önce hangi uygarlıkta ortaya çıkmıştır?

 

Çağdaş Yunancanın üç ayrı biçimi vardır. Bunların ilki, her biri ayrı bir dil sayılabilecek çok farklı yerel lehçelerden oluşur. Bunlar, bugünkü konuşma dilinin temelini oluşturan , Evvoia’nın (Eğriboz) kuzey kesimlerinde, Attika’nın kuzeyindeki ana karada ve kuzeydeki Ege Adalarında konuşulan kuzey lehçeleri, Megarada ve Evvolanın iç kesimlerindeki Kimi yöresinde konuşulmaya devam eden Eski Atina lehçesi, Girit lehçesi ve Kıbrıs, Rodos, Khfos (Sakız) gibi adalarda konuşulan güneydoğu lehçeleridir. Yunancanın ikinci biçimi, bütün kent merkezlerinde konuşulan ve hemen herkes tarafından anlaşılan Demotikos’tur. Üçüncüsü ise, Attikacıların savunduğu “arındırılmış” yazı dili Karhan dili. Resmi yazışmalarda, parlamentoda, gazete ve teknik yayınlarda kullanılan bu dil aynı zamanda ilkokul sonrası eğitim dilidir. Şiirde kullanılan Demotikos 20. yüzyılda düz yazı edebiyatta da kullanılmaya başlamış ve 1980’lerde edebiyatta Katharevusa’nın yerini almıştır.

Yunanca dil bilgisi eski çağlardan bu yana pek fazla değişmemiş, yalnızca biraz basitleşmiştir. Eski Yunancanın tekil, ikil ve çoğul sayılara yer vermesine karşılık bugünkü dilde yalnızca tekil ve çoğul kullanılır. Ama adlar, eskiden olduğu gibi dişil, eril ve yansız olarak ayrılır ve sıfatlar niteledikleri adın cinsine, sayısına ve durumuna göre değişiklik gösterir. Eylemler de kip (bildirme, isteme, buyruk), görünüş (bitmişlik ve bitmemişlik), çatı (etken, edilgen), zaman (şimdiki, geçmiş) ve kişiye (birinci, ikinci, üçüncü tekil ve çoğul kişiler) göre çekilir. Miken Yunancasında altı ad durumu (yalın, belirtme, tamlayan, yönelme, kalma ve araç) varken, bugünkü dilde kılma ve araç durumları yer almaz.

Yunancanın önemli bir özelliği de zengin bir sözcük dağarcığına ve esnek bir söz dizimine sahip olmasıdır. Demotikos’taki sözcüklerin büyük çoğunluğu Eski Yunancadan alınmadır; yalnız birçoğunun anlamı değişmiştir. Yunancada ayrıca İtalyanca, Türkçe ve Latinceyle son zamanlarda Fransızca ve İngilizceden alınma sözcükler de bulunur.

Sen de birkaç kelam et...

Select Language