Zikir

Zikir, zikr olarak da bilinir (Arapçada “anma”, “anımsama”). Allah’ın yüceliğini dile getirmek ve manevi yetkinliğe ulaşmak amacıyla belli bir söz ya da cümleyi yineleme. Allah’ın Esma-i hüsna olarak bilinen adları ve kelime-i tevhidle () yapılır.

Bazı hadislere göre Hz. Muhammed döneminde zikir toplantıları (mecalisü’z-zikr) düzenleniyordu. Ama bunların amacı Kuran okumak, din kurallarını öğrenmek, bazı konularda söyleşide bulunmaktı. Bu zikir toplantılarının belli bir yeri, zamanı ve kuralı da yoktu. Tarikatların ortaya çıkışına değin zikir konusunda kurallar belirlenmedi. 12. yüzyıldan başlayarak tarikatların yayılmasından sonra, tarikatlara göre değişen yeni bir zikir anlayışı gelişti.

Mutasavvıflara göre Hz. Muhammed Hz. Ebubekir’e hicret sırasında mağarada iken hafi (gizli, sessiz) zikri öğretmiştir; bu zikir türü olarak da bilinir. Müslüman oluşunda Hz. Ömer’e öğretilen zikir cebri (açık, sesli) zikir ya da olarak anılır. En yaygın zikir biçimi olan Cehriye ise Hz. Ali’ye öğretilmiştir. Zikir biçiminde Hz. Ebubekir’i izleyen tarikatlar ya da , Hz. Ali’yi izleyen tarikatlar da Aleviye ya da Cehriye olarak adlandırılır.

Müslüman göründüğü halde İslam dışı inançları benimseyen kişi

 

Zikir hem bireysel, hem de toplu olarak yapılabilir. Bireysel zikir için vird adı da kullanılır. Şeyh ya da halifenin yönetiminde yapılan toplu zikrin biçimi tarikatlara göre değişir ve çeşitli adlarla anılır. Örneğin Nakşibendiyede hatme ya da hatm-ı hacegân, Mevlevilikte sema, Halvetiyede darb-ı esma, Rıfailik ve Sadiyede zikr-i kıyam, Kadiriyede deveran (devran) denir. Bekri tarikatlarda zikir kişinin ancak kendisinin duyabileceği bir sesle yapılırken Alevi tarikatlarda yüksek sesle yapılır. Zikir yapan kişinin ve bulunduğu yerin temiz olması gerekir. Oturarak zikredilecekse mutlaka kıbleye dönülmelidir

No Responses

  1. uzman06 Ekim 11, 2019

Sen de birkaç kelam et...

13 + fourteen =

Select Language