Zina

Zina, evli bir kişinin, eşinden başka biriyle cinsel ilişki kurması. Yazılı ya da geleneksel ve bu konudaki tabular, her toplumun evliliği düzenleyen yasalarının bir parçasını oluşturur. Gerçekte zinanın evlilik gibi evrensel ve bazı durumlarda evlilik kadar yaygın olduğu anlaşılmaktadır.

Babil’deki (İÖ 18. yy) zina yapanların suya atılarak boğulmalarını öngörüyordu. Eski Yunan ve Roma’ da zina yapan kadın öldürülebilirken, erkek daha hafif bir ceza alıyordu. Yahudilik, İslam ve Hıristiyan dinlerinde zinanın suç olduğu açık biçimde belirtilir.

Zinaya karşı tutum, ülkelere göre büyük değişiklikler gösterir. Batı Afrika’daki Senufö ve Bambara halkları zina yapan kadınla suç ortağını namus uğruna öldürenleri bağışlarken, Kamerun’daki Kakalar bir erkeğin belli akrabalarının karılarıyla cinsi ilişkide bulunmasına izin verir. Eskimolar bir konukseverlik göstergesi olarak karılarını konuklara sunarlar. Büyük Okyanus adaları halklarının gelenekleri, akrabalar arasında olmamak koşuluyla zinaya izin verir. Pueblo Yerlileri arasında çok yaygın olan zinaya, gizli kalma koşuluyla göz yumulur.

Evlilik bağını kutsal sayan ve ayrılmayı yasaklayan Hindu yasalarına göre, kadının zina yapması bile evliliği sona erdiremiyordu. Modern Hindu yasalarında zina söz konusu olduğunda her iki taraf da boşanmayı isteme hakkına sahiptir; ama bunun için eşlerden birinin başkasıyla birlikte yaşaması koşulu aranır.

Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’da zina boşanma nedenidir. Çağdaş eşitlik ve evlilikte karşılıklı duygusal yakınlık beklentisi gibi kavramların yanı sıra bu ilkenin de yaygınlaşmasıyla, öteki ülkelerde de evlilikte kadınla erkeğe eşit haklar tanınması yolunda talepler giderek güçlenmektedir.

Birçok Doğu Avrupa ülkesinde tek başına zina, boşanma nedeni değildir. Eşler, zina nedeniyle evlilik birliğini yaratan duyguların zayıfladığını ve evliliğin “genel bir çöküş” içinde olduğunu belirtmek zorundadırlar.

Türk hukukunda evli kadının zinasıyla evli erkeğin zinası farklı biçimde düzenlenmiştir. Evli kadının bir kez cinsel ilişkide bulunması zina suçunun oluşması için yeterli sayılırken; erkek için bu suç herkesçe bilinecek biçimde karı koca hayatı yaşamak olarak hükme bağlanmıştır. Bu ayrım boşanmaya ilişkin hükümlerde yer almaz; karı kocadan her biri öbürünün zina etmesi nedeniyle boşanma davası açabilir. Ceza hukukunda yargıç kararıyla ayrılık ya da eşlerden birinin öbürünü terk etmesi durumlarında zina suçu işleyen hafifletici nedenlerden yararlanır. Günümüzde zina suçlarında kovuşturma, öbür eşin yazılı şikâyetine bağlıdır; resen kovuşturma usulünü benimsemiş bir hukuk sistemi gösterilemez. Bu suçlarda şikâyetten vazgeçme ya da karı-kocadan birinin ölümü, kovuşturmayı durdurur ya da davayı düşürür.

Allah’ın yüceliğini dile getirmek ve manevi yetkinliğe ulaşmak amacıyla belli bir söz ya da cümleyi yineleme

 

İslam hukukunda zina şeriata göre yapılmış bir evlenme akti bulunmadan kurulan cinsel ilişkidir. Zina iki türlüdür: 1) Cinsel ilişkiye zorlanan kimsenin zinası ya da nikâh şüphesine dayalı olup yanılgı sonucu ortaya çıkan zina. Bu durum günah sayılır ve nispeten hafif olan tazir ile cezalandırılır, 2) ceza ehliyeti bulunan kadın ve erkeğin bilerek ve isteyerek evlilik dışı cinsel ilişkide bulunmasıdır ki bu eyleme had cezası yani akl-ı baliğ (ergin) ise recm (taşlama), değilse kırbaçlanma cezası uygulanır.

No Responses

  1. uzman06 11 Ekim 2019

Sen de birkaç kelam et...

Select Language